4949. Metin
أقسم الله تعالى بالرياح حين تهب متتابعة يقفو بعضها بعضًا، وبالرياح الشديدة الهبوب المهلكة، وبالملائكة الموكلين بالسحب يسوقونها حيث شاء الله، وبالملائكة التي تنزل من عند الله بما يفرق بين الحق والباطل والحلال والحرام، وبالملائكة التي تتلقى الوحي من عند الله وتنزل به على أنبيائه; إعذارًا من الله إلى خلقه وإنذارًا منه إليهم ; لئلا يكون لهم حجة. إن الذي توعدون به مِن أمر يوم القيامة وما فيه من حساب وجزاء لنازلٌ بكم لا محالة.
Allah Teâlâ; birbiri ardınca esen rüzgârlara, şiddetle esip helak eden kasırgalara, bulutları Allah'ın dilediği yere sevk etmekle görevli meleklere, Allah katından hak ile batılı, helal ile haramı ayıran [hükümleri] indiren meleklere ve insanlara karşı bir mazeret kalmasın diye uyarmak ve mazeretleri ortadan kaldırmak üzere Allah katından vahyi alıp peygamberlerine indiren meleklere yemin etmiştir ki: Kıyamet günü, oradaki hesap ve ceza ile ilgili size vadedilen şeyler, başınıza mutlaka gelecektir.
4950. Metin
فإذا النجوم طُمست وذهب ضياؤها، وإذا السماء تصدَّعت، وإذا الجبال تطايرت وتناثرت وصارت هباء تَذْروه الرياح، وإذا الرسل عُيِّن لهم وقت وأجل للفصل بينهم وبين الأمم، يقال: لأيِّ يوم عظيم أخِّرت الرسل؟ أخِّرت ليوم القضاء والفصل بين الخلائق. وما أعلمك -أيها الإنسان- أيُّ شيء هو يوم الفصل وشدته وهوله؟ هلاك عظيم في ذلك اليوم للمكذبين بهذا اليوم الموعود.
Yıldızların ışığı silinip söndüğü, gökyüzü yarıldığı, dağlar uçuşup dağılarak rüzgârın savurduğu toz zerreleri hâline geldiği ve peygamberlere, ümmetleri ile aralarında hüküm verilmesi için vakit belirlendiği zaman... Denilir ki: "Peygamberler hangi büyük gün için ertelendi?" Yaratılmışlar arasında hüküm verme ve ayrım günü için ertelendi. [Ey insan!] Hüküm gününün ne olduğunu, onun şiddetini ve dehşetini sana bildiren nedir? O vadedilen günü yalanlayanlara o gün büyük bir helak vardır!
4951. Metin
ألم نهلك السابقين من الأمم الماضية; بتكذيبهم للرسل كقوم نوح وعاد وثمود؟ ثم نلحق بهم المتأخرين ممن كانوا مثلهم في التكذيب والعصيان. مِثل ذلك الإهلاك الفظيع نفعل بهؤلاء المجرمين من كفار «مكة» ؛ لتكذيبهم الرسول ﷺ.
Biz, Nûh, Âd ve Semûd kavmi gibi peygamberleri yalanlamaları sebebiyle geçmiş ümmetlerden öncekileri helak etmedik mi? Sonra, yalanlama ve isyanda onlar gibi olan sonrakileri de onların peşine takarız. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i yalanlamaları sebebiyle Mekke kâfirlerinden olan bu suçlulara da işte böyle korkunç bir helaki tatbik ederiz.
4952. Metin
هلاك وعذاب شديد يوم القيامة لكل مكذِّب بأن الله هو الإله الحق وحده لا شريك له، والنبوةِ والبعث والحساب.
Allah'ın tek ve ortaksız hak ilah olduğunu, peygamberliği, yeniden dirilişi ve hesabı yalanlayan herkese kıyamet gününde helak ve şiddetli bir azap vardır.
4953. Metin
ألم نخلقكم -يا معشر الكفار- من ماء ضعيف حقير وهو النطفة، فجعلنا هذا الماء في مكان حصين، وهو رحم المرأة، إلى وقت محدود ومعلوم عند الله تعالى؟ فقدرنا على خلقه وتصويره وإخراجه، فنعم القادرون نحن.
Ey kâfirler topluluğu! Sizi zayıf ve değersiz bir sudan -ki o nutfedir- yaratmadık mı? Sonra bu suyu, Allah Teâlâ katında belirlenmiş ve malum bir vakte kadar sağlam bir yerde -kadının rahminde- kıldık. Biz onu yaratmaya, şekillendirmeye ve çıkarmaya güç yetirdik; Biz ne güzel güç yetiremeniz!
4954. Metin
هلاك وعذاب شديد يوم القيامة للمكذبين بقدرتنا.
Kudretimizi yalanlayanlara kıyamet gününde helak ve şiddetli bir azap vardır.
4955. Metin
ألم نجعل هذه الأرض التي تعيشون عليها، تضم على ظهرها أحياء لا يحصون، وفي بطنها أمواتًا لا يحصرون، وجعلنا فيها جبالا ثوابت عاليات؛ لئلا تضطرب بكم، وأسقيناكم ماءً عذبًا سائغًا؟
Üzerinde yaşadığınız bu yeryüzünü, sırtında sayılamayacak kadar dirileri, bağrında ise hesapsız ölüleri toplayan [bir yer] kılmadık mı? Sizi sarsmasın diye orada sabit ve yüksek dağlar yerleştirmedik mi ve size tatlı, içimi kolay bir su içirmedik mi?
4956. Metin
هلاك ودمار يوم القيامة للمكذبين بهذه النعم.
Bu nimetleri yalanlayanlara kıyamet gününde helak ve yıkım vardır.
4957. Metin
يقال للكافرين يوم القيامة: سيروا إلى عذاب جهنم الذي كنتم به تكذبون في الدنيا، سيروا، فاستظلوا بدخان جهنم الذي يتفرع منه ثلاث قطع، لا يُظِل ذلك الظل من حر ذلك اليوم، ولا يدفع من حر اللهب شيئًا. إن جهنم تقذف من النار بشرر عظيم، كل شرارة منه كالبناء المشيد في العِظم والارتفاع. كأن شرر جهنم المتطاير منها إبل سود يميل لونها إلى الصُّفْرة.
Kıyamet gününde kâfirlere şöyle denilir: Dünyada iken yalanlamakta olduğunuz cehennem azabına gidin! Yürüyün de cehennemin üç kola ayrılan dumanının gölgesine sığının! O gölge ne o günün sıcağından korur ne de alevin hararetini zerrece engeller. Şüphesiz cehennem, ateşten büyük kıvılcımlar fırlatır; onun her bir kıvılcımı büyüklük ve yükseklikte yükseltilmiş koca bir bina gibidir. Sanki cehennemden fırlayan kıvılcımlar, rengi sarıya çalan siyah develer gibidir.
4958. Metin
هلاك وعذاب شديد يوم القيامة للمكذبين بوعيد الله.
Allah'ın tehdidini yalanlayanlara kıyamet gününde helak ve şiddetli bir azap vardır.
4959. Metin
هذا يوم القيامة الذي لا ينطق فيه المكذبون بكلام ينفعهم، ولا يكون لهم إذن في الكلام فيعتذرون؛ لأنه لا عذر لهم.
Bu, yalanlayanların kendilerine fayda verecek bir söz söyleyemeyecekleri kıyamet günüdür. Onlara konuşma izni de verilmez ki mazeret beyan etsinler; çünkü onların hiçbir mazereti yoktur.
4960. Metin
هلاك وعذاب شديد يومئذ للمكذبين بهذا اليوم وما فيه.
Bu günü ve içindekileri yalanlayanlara o gün helak ve şiddetli bir azap vardır.
4961. Metin
هذا يوم يفصل الله فيه بين الخلائق، ويتميز فيه الحق من الباطل، جمعناكم فيه -يا معشر كفار هذه الأمة- مع الكفار الأولين من الأمم الماضية، فإن كان لكم حيلة في الخلاص من العذاب فاحتالوا، وأنقذوا أنفسكم مِن بطش الله وانتقامه.
Bu, Allah'ın yaratılmışlar arasında hüküm verdiği ve hakkın batıldan ayrıldığı bir gündür. Ey bu ümmetin kâfirleri! Sizi geçmiş ümmetlerin önceki kâfirleriyle bir araya getirdik. Eğer azaptan kurtulmak için bir çareniz varsa hemen hile yapın ve kendinizi Allah'ın yakalamasından ve intikamından kurtarın!
4962. Metin
هلاك وعذاب شديد يوم القيامة للمكذبين بيوم القيامة.
Kıyamet gününü yalanlayanlara kıyamet gününde helak ve şiddetli bir azap vardır.
4963. Metin
إن الذين خافوا ربهم في الدنيا، واتقوا عذابه بامتثال أوامره واجتناب نواهيه، هم يوم القيامة في ظلال الأشجار الوارفة وعيون الماء الجارية، وفواكه كثيرة مما تشتهيه أنفسهم يتنعمون. يقال لهم: كلوا أكلا لذيذًا، واشربوا شربًا هنيئًا؛ بسبب ما قدمتم في الدنيا من صالح الأعمال. إنا بمثل ذلك الجزاء العظيم نجزي أهل الإحسان في أعمالهم وطاعتهم لنا. هلاك وعذاب شديد يوم القيامة للمكذبين بيوم الجزاء والحساب وما فيه من النعيم والعذاب.
Dünyada iken Rablerinden korkan ve O'nun emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak azabından korunanlar, kıyamet gününde koyu gölgeler altında, akıp giden su pınarlarında ve canlarının çektiği pek çok meyve içinde nimetlenirler. Onlara şöyle denilir: Dünyada iken önceden yaptığınız salih ameller sebebiyle afiyetle yiyin, kana kana için! Şüphesiz Biz, amellerinde ve Bize olan itaatlerinde ihsan sahiplerini işte böyle büyük bir mükâfatla ödüllendiririz. Karşılık ve hesap gününü, oradaki nimet ve azabı yalanlayanlara kıyamet gününde helak ve şiddetli bir azap vardır.
4964. Metin
ثم هدَّد الله الكافرين فقال: كلوا من لذائذ الدنيا، واستمتعوا بشهواتها الفانية زمنًا قليلا؛ إنكم مجرمون بإشراككم بالله.
Sonra Allah kâfirleri tehdit ederek şöyle buyurdu: Dünyanın lezzetlerinden yiyin ve onun geçici arzularından az bir süre faydalanın! Şüphesiz siz, Allah'a ortak koşmakla suçlu/günahkâr kimselersiniz.
4965. Metin
هلاك وعذاب شديد يوم القيامة للمكذبين بيوم الحساب والجزاء.
Hesap ve ceza gününü yalanlayanlara kıyamet gününde helak ve şiddetli bir azap vardır.
4966. Metin
وإذا قيل لهؤلاء المشركين: صلُّوا لله، واخشعوا له، لا يخشعون ولا يصلُّون، بل يصرُّون على استكبارهم.
Bu müşriklere: "Allah için namaz kılın ve O'na saygıyla boyun eğin!" denildiğinde boyun eğmez ve namaz kılmazlar; bilakis kibirlerinde ısrar ederler.
4967. Metin
هلاك وعذاب شديد يوم القيامة للمكذبين بآيات الله، إن لم يؤمنوا بهذا القرآن، فبأي كتاب وكلام بعده يؤمنون؟ وهو المبيِّن لكل شيء، الواضح في حكمه وأحكامه وأخباره، المعجز في ألفاظه ومعانيه.
Allah'ın ayetlerini yalanlayanlara kıyamet gününde helak ve şiddetli bir azap vardır. Eğer bu Kur'an'a inanmazlarsa, artık ondan sonra hangi kitaba ve söze inanacaklar? Oysaki o; her şeyi açıklayan, hükmünde, hükümlerinde ve haberlerinde apaçık olan, lafızlarında ve manalarında mucize olandır.