5043. Metin
أقسم الله سبحانه بالسماء والنجم الذي يطرق ليلا وما أدراك ما عِظَمُ هذا النجم؟ هو النجم المضيء المتوهِّج. ما كل نفس إلا أوكل بها مَلَك رقيب يحفظ عليها أعمالها؛ لتحاسب عليها يوم القيامة.
Allah Sübhânehu göğe ve geceleyin ortaya çıkan yıldıza yemin etti. Bu yıldızın ne kadar büyük olduğunu sana bildiren nedir? O, ışık saçan, parıl parıl yanan bir yıldızdır. Hiçbir kimse yoktur ki, kıyamet gününde hesaba çekilmesi için amellerini koruyan gözetleyici bir melek onunla görevlendirilmiş olmasın.
5044. Metin
فلينظر الإنسان المنكر للبعث مِمَّ خُلِقَ؟ ليعلم أن إعادة خلق الإنسان ليست أصعب من خلقه أوّلا خلق من منيٍّ منصبٍّ بسرعة في الرحم، يخرج من بين صلب الرجل وصدر المرأة. إن الذي خلق الإنسان من هذا الماء لَقادر على رجعه إلى الحياة بعد الموت.
Yeniden dirilmeyi inkâr eden insan neden yaratıldığına bir baksın! İnsanın yeniden yaratılmasının, ilk defa yaratılmasından daha zor olmadığını bilsin. [O], erkeğin beli ile kadının göğsü arasından çıkan, rahme hızla dökülen bir meniden yaratılmıştır. İnsanı bu sudan yaratan [Allah], ölümünden sonra onu tekrar hayata döndürmeye elbette kādirdir.
5045. Metin
يوم تُخْتَبر السرائر فيما أخفته، ويُمَيَّز الصالح منها من الفاسد، فما للإنسان من قوة يدفع بها عن نفسه، وما له من ناصر يدفع عنه عذاب الله.
Gizlenen şeylerde sırların imtihan edileceği, iyisinin kötüsünden ayırt edileceği o günde, artık insanın kendisinden [azabı] savacak bir gücü de, Allah'ın azabını kendisinden uzaklaştıracak bir yardımcısı da yoktur.
5046. Metin
والسماء ذات المطر المتكرر، والأرض ذات التشقق بما يتخللها من نبات، إن القرآن لقول فصل بَيْنَ الحق والباطل، وما هو بالهزل. ولا يجوز للمخلوق أن يقسم بغير الله، وإلا فقد أشرك.
Tekrar tekrar yağan yağmurların sahibi göğe ve içinden bitkilerin çıkmasıyla yarılan yere yemin olsun ki; şüphesiz Kur'an, hak ile batılı ayıran kesin bir sözdür. O, asla bir şaka [ve eğlence] değildir. Yaratılmış bir kimsenin Allah'tan başkasına yemin etmesi caiz değildir; aksi takdirde şirk koşmuş olur.
5047. Metin
إن المكذبين للرسول ﷺ، وللقرآن، يكيدون ويدبرون؛ ليدفعوا بكيدهم الحق ويؤيدوا الباطل، وأكيد كيدًا لإظهار الحق، ولو كره الكافرون، فلا تستعجل لهم -أيها الرسول- بطلب إنزال العقاب بهم، بل أمهلهم وأنظرهم قليلا ولا تستعجل لهم، وسترى ما يحلُّ بهم من العذاب والنكال والعقوبة والهلاك.
Resûl sallallâhu aleyhi ve sellem'i ve Kur'an'ı yalanlayanlar, tuzaklarıyla hakkı bertaraf etmek ve batılı desteklemek için hile ve planlar kurarlar. Kâfirler hoşlanmasa da Ben de hakkı ortaya çıkarmak için bir tuzak kurarım. Ey Resûl! Onlara azabın indirilmesini isteyerek haklarında acele etme; bilakis onlara mühlet ver, kendilerine biraz süre tanı ve haklarında acele etme! Başlarına gelecek olan azabı, ibretlik cezayı, cezalandırılmayı ve helaki göreceksin.