5048. Metin
نَزِّه اسم ربك الأعلى عن الشريك والنقائص تنزيهًا يليق بعظمته سبحانه، الذي خلق المخلوقات، فأتقن خلقها، وأحسنه، والذي قدَّر جميع المقدرات، فهدى كل خلق إلى ما يناسبه، والذي أنبت الكلأ الأخضر، فجعله بعد ذلك هشيمًا جافًا متغيرًا إلى السَّواد بعد اخضراره.
Yüceler yücesi Rabbinin ismini, O'nun azametine yaraşır bir tenzih ile ortak ve noksanlıklardan tenzih et; O ki yaratılanları yaratmış, yaratılışlarını sağlam ve en güzel kılmıştır. Ve O ki her şeyi takdir etmiş, sonra da her yaratılana kendisine uygun olanı göstermiştir. Ve O ki yemyeşil otları bitirmiş, sonra da yeşilliğinin ardından onu kuru, kararmış bir çöpe çevirmiştir.
5049. Metin
سنقرئك -أيها الرسول- هذا القرآن قراءة لا تنساها، إلا ما شاء الله مما اقتضت حكمته أن ينسيه لمصلحة يعلمها. إنه -سبحانه- يعلم الجهر من القول والعمل، وما يخفى منهما.
[Ey Resul!] Biz sana bu Kur'an'ı öyle bir okutacağız ki, hikmetinin gereği olarak [kendi] bildiği bir maslahat sebebiyle unutturmayı dilediği müstesna, onu asla unutmayacaksın. Şüphesiz O -Subhânehû- söz ve amelin açığa vurulanını da, gizli kalanını da bilir.
5050. Metin
ونيسرك لليسرى في جميع أمورك، ومن ذلك تسهيل تَلَقِّي أعباء الرسالة، وجعل دينك يسرًا لا عسر فيه.
Seni bütün işlerinde en kolay olana muvaffak kılacağız; risaletin ağır yüklerini yüklenmeyi sana kolaylaştırmak ve dinini içinde hiçbir zorluk bulunmayan bir kolaylık kılmak da bundandır.
5051. Metin
فعظ قومك -أيها الرسول- حسبما يسرناه لك بما يوحى إليك، واهدهم إلى ما فيه خيرهم. وخُصَّ بالتذكير من يرجى منه التذكُّر، ولا تتعب نفسك في تذكير من لا يورثه التذكر إلا عتوًّا ونفورًا. سيتعظ الذي يخاف ربه.
Öyleyse [Ey Resul!] Sana vahyedilenlerle, sana kolaylaştırdığımız ölçüde kavmine öğüt ver ve onları kendileri için hayırlı olana yönlendir. Öğüt alması umulan kimseyi hatırlatmada özel tut; öğüdün kendisine azgınlık ve nefretten başka bir şey kazandırmadığı kimseyi uyarmak için de kendini helak etme. Rabbinden korkan kimse öğüt alacaktır.
5052. Metin
ويبتعد عن الذكرى الأشقى الذي لا يخشى ربه، الذي سيدخل نار جهنم العظمى يقاسي حرَّها، ثم لا يموت فيها فيستريح، ولا يحيا حياة تنفعه. قد فاز مَن طهر نفسه من الأخلاق السيئة، وذكر الله، فوحَّده ودعاه وعمل بما يرضيه، وأقام الصلاة في أوقاتها؛ ابتغاء رضوان الله وامتثالا لشرعه.
Rabbinden korkmayan en bedbaht kimse ise öğütten kaçınacaktır. O ki, en büyük cehennem ateşine girecek ve onun sıcağını çekecektir; sonra orada ne ölüp rahata kavuşacak ne de kendisine fayda sağlayacak bir hayat yaşayacaktır. Nefsini kötü ahlaktan arındıran, Allah'ı zikredip O'nu birleyen, O'na dua eden, O'nu razı edecek ameller işleyen ve Allah'ın rızasını kazanmak ile O'nun şeriatına uymak gayesiyle namazı vakitlerinde kılan kimse muhakkak kurtuluşa ermiştir.
5053. Metin
إنكم -أيها الناس- تفضِّلون زينة الحياة الدنيا على نعيم الآخرة.
Ey insanlar! Doğrusu siz dünya hayatının süsünü ahiretin nimetine tercih ediyorsunuz.
5054. Metin
والدار الآخرة بما فيها من النعيم المقيم، خير من الدنيا وأبقى.
Oysa ahiret yurdu, içindeki kalıcı nimetlerle dünyadan daha hayırlı ve daha süreklidir.
5055. Metin
إن ما أخبرتم به في هذه السورة هو مما ثبت معناه في الصُّحف التي أنزلت قبل القرآن، وهي صُحف إبراهيم وموسى ﵉.
Bu surede size bildirilen hususların manası, Kur'an'dan önce indirilen sahifelerde de sabit olan şeylerdendir; bunlar İbrahim ve Musa'nın -aleyhimesselem- sahifeleridir.