5063. Metin
أقسم الله سبحانه بوقت الفجر، والليالي العشر الأوَل من ذي الحجة وما شرفت به، وبكل شفع وفرد، وبالليل إذا يَسْري بظلامه، أليس في الأقسام المذكورة مَقْنَع لذي عقل؟
Allah -Subhânehu- fecir vaktine, Zilhicce'nin ilk on gecesine ve onun şerefine, her çifte ve teke, karanlığıyla akıp gittiği zaman geceye yemin etti. Zikredilen bu yeminlerde akıl sahibi için ikna edici bir delil yok mudur?
5064. Metin
ألم تر -أيها الرسول- كيف فعل ربُّك بقوم عاد، قبيلة إرم، ذات القوة والأبنية المرفوعة على الأعمدة، التي لم يُخلق مثلها في البلاد في عِظَم الأجساد وقوة البأس؟
[Ey Resul!] Görmedin mi Rabbin Âd kavmine, sütunlar üzerinde yükselen binalara ve güce sahip İrem kabilesine ne yaptı? Ki beldeler arasında bedenlerin iriliği ve güçlerinin çetinliği bakımından onların benzeri yaratılmamıştı.
5065. Metin
وكيف فعل بثمود قوم صالح الذين قطعوا الصخر بالوادي واتخذوا منه بيوتًا؟
Vadide kayaları kesip yontan ve onlardan evler edinen Salih'in kavmi Semûd'a [ne yaptı]?
5066. Metin
وكيف فعل بفرعون مَلِك «مصر» ، صاحب الجنود الذين ثبَّتوا مُلْكه، وقوَّوا له أمره؟
Mısır'ın hükümdarı olan, hâkimiyetini sağlamlaştıran ve işlerini güçlendiren orduların sahibi Firavun'a [ne yaptı]?
5067. Metin
هؤلاء الذين استبدُّوا، وظلموا في بلاد الله، فأكثروا فيها بظلمهم الفساد، فصب عليهم ربُّك عذابا شديدا. إنَّ ربك -أيها الرسول- لبالمرصاد لمن يعصيه، يمهله قليلا ثم يأخذه أخْذَ عزيز مقتدر.
Onlar ki Allah'ın beldelerinde azgınlık ettiler, zulmettiler ve oralarda zulümleriyle fesadı çoğalttılar. Bunun üzerine Rabbin onların üzerine şiddetli bir azap yağdırdı. Şüphesiz Rabbin -ey Resul-, kendisine isyan edeni gözetlemektedir; ona biraz mühlet verir, sonra da Azîz [ve] Muktedir olanın yakalayışıyla onu yakalar.
5068. Metin
فأما الإنسان إذا ما اختبره ربه بالنعمة، وبسط له رزقه، وجعله في أطيب عيش، فيظن أن ذلك لكرامته عند ربه، فيقول: ربي أكرمن.
İnsana gelince, Rabbi onu nimetle sınayıp rızkını genişlettiğinde ve onu en güzel bir yaşantı içine koyduğunda, bunun Rabbi katındaki değerinden ötürü olduğunu sanır da: "Rabbim bana ikram etti" der.
5069. Metin
وأما إذا ما اختبره، فضيَّق عليه رزقه، فيظن أن ذلك لهوانه على الله، فيقول: ربي أهانن.
Fakat onu sınayıp rızkını daralttığında ise, bunun Allah katında değersiz oluşundan kaynaklandığını sanır da: "Rabbim beni alçalttı" der.
5070. Metin
ليس الأمر كما يظن هذا الإنسان، بل الإكرام بطاعة الله، والإهانة بمعصيته، وأنتم لا تكرمون اليتيم الذي مات أبوه وهو صغير، ولا تحسنون معاملته، ولا يَحُثُّ بعضكم بعضًا على إطعام المحتاج الذي لا يملك ما يكفيه ويسد حاجته، وتأكلون حقوق الآخرين في الميراث أكلا شديدًا، وتحبون المال حبًا مفرطًا.
İş bu insanın sandığı gibi değildir! Bilakis ikram Allah'a itaat iledir, alçalma ise O'na isyan iledir. Siz ise babası henüz küçükken ölmüş olan yetime ikramda bulunmuyorsunuz, ona güzel muamele etmiyorsunuz. Kendisine yetecek ve ihtiyacını giderecek bir şeye sahip olmayan muhtacı doyurmaya birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. Mirasta başkalarının haklarını hırsla yiyorsunuz ve malı aşırı bir sevgiyle seviyorsunuz.
5071. Metin
ما هكذا ينبغي أن يكون حالكم. فإذا زلزلت الأرض وكَسَّر بعضُها بعضًا، وجاء ربُّك لفصل القضاء بين خلقه، والملائكة صفوفًا صفوفًا.
Halinizin böyle olması gerekmez. Yeryüzü sarsılıp parça parça darmadağın edildiğinde, Rabbin mahlûkatı arasında hükmünü vermek için geldiğinde ve melekler de saf saf dizildiğinde...
5072. Metin
وجيء في ذلك اليوم العظيم بجهنم، يومئذ يتعظ الكافر ويتوب، وكيف ينفعه الاتعاظ والتوبة، وقد فرَّط فيهما في الدنيا، وفات أوانهما؟ يقول: يا ليتني قدَّمتُ في الدنيا من الأعمال ما ينفعني لحياتي في الآخرة.
O büyük günde cehennem getirilir; işte o gün kâfir ibret alır ve tövbe eder. Fakat dünyada iken bunları ihmal etmiş ve vakitleri geçmişken, ibret alması ve tövbe etmesi ona nasıl fayda versin? Der ki: "Keşke dünyada iken ahiretteki hayatım için bana fayda verecek ameller takdim etmiş olsaydım!"
5073. Metin
ففي ذلك اليوم العصيب لا يستطيع أحدٌ ولا يقدر أن يُعذِّبَ مثل تعذيب الله من عصاه، ولا يستطيع أحد أن يوثِقَ مثل وثاق الله، ولا يبلغ أحدٌ مبلغه في ذلك.
İşte o çetin günde hiç kimse Allah'ın kendisine isyan edene edeceği azap gibi azap edemez, buna güç yetiremez ve hiç kimse Allah'ın bağlayışı gibi bağlayamaz; hiç kimse bu konuda O'nun derecesine ulaşamaz.
5074. Metin
يا أيتها النفس المطمئنة إلى ذِكر الله والإيمان به، وبما أعدَّه من النعيم للمؤمنين، ارجعي إلى ربك راضية بإكرام الله لك، والله سبحانه قد رضي عنك، فادخلي في عداد عباد الله الصالحين، وادخلي معهم جنتي.
Ey Allah'ın zikriyle, O'na imanla ve müminler için hazırladığı nimetlerle mutmain olan nefis! Allah'ın sana olan ikramından razı olmuş, Allah -Subhânehu- da senden razı olmuş olarak Rabbine dön! Salih kullarımın arasına gir ve onlarla birlikte cennetime gir!