1. Metin
[الجزء الاول]
[BİRİNCİ CÜZ]
2. Metin
﷽
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla
3. Metin
تقديم
Takdim
4. Metin
الحمد لله تعالى المتفضّل المنعم، حمدا يوافي نعمه، ويكافئ مزيده، وكما ينبغي لجلال وجهه وعظيم سلطانه، فإني وتالله لمدين بالنعم الوافرة الكثيرة لله ﷿، ولا أملك إلا لسان الحمد والشكر بكل ما أوتيت من قوة، وما أملك من حواس وأعصاب وعقل ووعي، وفي كل حين وآن، وفاء ببعض الواجب لشكر نعم الله سبحانه. والصّلاة والسّلام الأتمان الأكملان على النّبي المنقذ من الضّلالة والجهالة والرّدى، إلى نور الحق والإيمان والهدى، وعلى آله وأصحابه الغرّ الميامين، الذين هم قدوتنا، ولهم الفضل على جميع الأمة إلى يوم القيامة، وبعد:
Lütuf ve ihsan sahibi yüce Allah'a, nimetlerine denk ve fazlasına karşılık gelecek şekilde, Zâtının celâline ve egemenliğinin azametine yaraşır bir hamd ile hamdolsun. Vallahi ben, Allah azze ve celle'nin bol ve sayısız nimetlerine karşı borçluyum. Allah Sübhânehu'nun nimetlerine şükür vazifesinin bir kısmını yerine getirebilmek adına; sahip olduğum tüm güçle, duyularım, sinirlerim, aklım ve bilincimle, her an ve her vakitte hamd ve şükür dilinden başka bir şeye mâlik değilim. Sapıklıktan, cehaletten ve helâkten hakkın, imanın ve hidayetin nuruna ulaştıran kurtarıcı Peygamber'e, kıyamet gününe kadar bütün ümmete üstünlüğü bulunan ve bizim için birer örnek olan onun aydınlık yüzlü, kutlu âline ve ashâbına en eksiksiz ve en mükemmel salât ve selâm olsun. Bundan sonra:
5. Metin
ما كنت لأحسب أني في حياتي أخطّ كلمة واحدة في تفسير كتاب الله وكلامه الذي أوحاه لنبيّه لأنه لا يمكن لأي عالم مهما أوتي من العلم أن يجزم بما هو المراد من كلام الله، لأن مراد الله تعالى لا يحصره بيان، ولا يقطع أحد على الإطلاق بما هو المقصود من شرع الله تعالى، ولكنها المحاولة في التبيان والتبسيط والتيسير وتقريب البعيد، وجمع المفيد، وتحقيق المتلابسات، وربط التالي لكتاب الله تعالى بما هو المطلوب منه، والمفروض شرعا عليه، من العمل بما أنزل الله حكما عربيّا «١» قائما بين الناس، وصلة بالله تعالى، وحفاظا على أمة القرآن إلى يوم الدّين.
Hayatımda, Allah'ın kitabını ve Peygamberine vahyettiği kelâmını tefsir etme hususunda tek bir kelime dahi yazacağımı düşünmezdim. Zira ne kadar ilim verilmiş olursa olsun hiçbir âlim, Allah'ın kelâmından kastedilen muradın ne olduğu hususunda kesin bir iddiada bulunamaz; çünkü Allah Teâlâ'nın muradı hiçbir beyan ile sınırlandırılamaz ve hiç kimse O'nun şeriatından asıl kastedilenin ne olduğunu kesin bir dille kesip atamaz. Fakat bu [çalışma], hakikati açıklama, sadeleştirme, kolaylaştırma, uzak olanı yaklaştırma, faydalı olanı derleme, kapalı hususları tahkik etme ve Allah Teâlâ'nın kitabını okuyan kimseyi; Allah'ın insanlar arasında kâim olan, Allah Teâlâ ile bir bağ teşkil eden ve kıyamet gününe kadar Kur'an ümmetini muhafaza eden Arapça bir hüküm 1 olarak indirdiği şeyle amel etmekten ibaret olan, kendisinden talep edilen ve şer'an üzerine farz kılınan vazifelerle irtibatlandırma yönünde bir gayrettir.
6. Metin
وبما أن أقدار الناس وهممهم تتفاوت، ومستويات العلم تختلف، فقد يسّر الله الكريم لي أن أفسّر القرآن الكريم ثلاث مرات متعاقبة، ليأخذ كل إنسان بأي مستوى يتفق مع رغباته وإمكاناته، وكانت ولله الحمد التفاسير الثلاثة، وأصبحت لأول مرة هذه التفاسير في متناول الناس في كل مكان:
İnsanların kabiliyetleri ve gayretleri farklılık gösterdiği, ilim seviyeleri de değişken olduğu için Kerîm olan Allah, herkesin kendi arzusuna ve imkânına uygun seviyeyi alabilmesi adına Kur'ân-ı Kerîm'i art arda üç kez tefsir etmeyi bana lütfetti. Allah'a hamdolsun ki bu üç tefsir meydana geldi ve ilk defa her yerdeki insanların istifadesine sunuldu:
7. Metin
- التفسير المنير في العقيدة والشريعة والمنهج (١٦ مجلدا) ، لأهل الاختصاص.
- İlim ehli ve uzmanlar için: et-Tefsîru'l-Münîr fi'l-Akîdeti ve'ş-Şerîati ve'l-Menhec (16 cilt).
8. Metin
- التفسير الوجيز، للعامة وأكثرية الناس.
- Avam ve halkın çoğunluğu için: et-Tefsîru'l-Vecîz.
9. Metin
- التفسير الوسيط، لمتوسطي الثقافة (٣ مجلدات) .
- Orta kültür seviyesindekiler için: et-Tefsîru'l-Vasît (3 cilt).
10. Metin
والتفسير الوسيط هذا هو الأحاديث الإذاعية التي سجّلتها، وأذيعت في الإذاعة السورية العامة، ثم في إذاعة صوت الشعب، صباح كل يوم من أيام الأسبوع ما عدا يوم الجمعة في مبدأ الأمر، لمدة ست دقائق، بعنوان (قصص من القرآن) ثم في أيام السبت والاثنين والأربعاء في إذاعة صوت الشعب، الساعة السادسة والربع، لمدة عشرة دقائق في زاوية (القرآن والحياة) . وكان كل موضوع في هذا التفسير يقرع آذان السامعين، لمدة سبعة أعوام من عام (١٩٩٢- ١٩٩٨ م) شاغلا حديث الصباح بمقدار الزمن المخصص له، لكني ابتدأت الأحاديث بالقصة القرآنية، وطبع بعنوان مستقل: (القصة القرآنية- هداية وبيان) ، ثم شرعت في التفسير الشامل حتى نهاية القرآن الكريم.
Elinizdeki bu et-Tefsîru'l-Vasît, benim kaydettiğim ve ilk başlarda cuma günü hariç haftanın her sabahı altışar dakika süreyle "Kur'an'dan Kıssalar" adıyla Suriye Genel Radyosu'nda, ardından Savtü'ş-Şa'b (Halkın Sesi) Radyosu'nda yayınlanan; bilahare Savtü'ş-Şa'b Radyosu'nda cumartesi, pazartesi ve çarşamba günleri saat altıyı çeyrek geçe onar dakika süreyle "Kur'an ve Hayat" köşesinde neşredilen radyo konuşmalarıdır. Bu tefsirdeki her konu, (1992-1998) yılları arasında yedi yıl boyunca kendisine ayrılan süre nispetinde sabah sohbetlerini doldurarak dinleyicilerin kulaklarına ulaştı. Ben konuşmalara öncelikle Kur'an kıssasıyla başlamıştım ve bu kısım (el-Kıssatü'l-Kur'âniyye: Hidâyetün ve Beyân) adıyla müstakil olarak basıldı; ardından Kur'ân-ı Kerîm'in sonuna kadar kapsamlı tefsire başladım.
11. Metin
وربما يتساءل بعض الناس عن أوجه الشبه والاختلاف بين هذه التفاسير الثلاثة، فأقول:
Bazı insanlar bu üç tefsir arasındaki benzerlik ve farklılık yönlerini sorabilir; buna binaen derim ki:
12. Metin
- تتفق التفاسير الثلاثة في بيان مدلول الآيات بدقة وشمول، وأسلوب مبسط ميسّر، وفي معرفة أسباب نزول الآيات الصحيحة الثابتة، والاستشهاد ببعض الآيات والأحاديث الصحيحة، المناسبة في موضوعها ومغزاها مع الآية المفسّرة،
- Bu üç tefsir; ayetlerin delaletini dakik, kapsamlı, sade ve anlaşılır bir üslupla açıklama, ayetlerin sahih ve sabit nüzul sebeplerini ortaya koyma ve tefsir edilen ayetle konusu ve gayesi bakımından uyumlu bazı sahih ayet ve hadisleri delil getirme hususunda müşterektir.
13. Metin
وفي البعد عن القصص والرّوايات الإسرائيليّة التي لا يخلو منها تفسير قديم، وفي التزام أصول التفسير بالمأثور والمعقول معا، وبالاعتماد على أمهات كتب التفسير الكبرى، بمختلف مناهجها.
Ayrıca eski tefsirlerin pek çoğunda bulunan İsrâiliyyât kabilinden kıssa ve rivayetlerden uzak durma, rivayet ve dirayet tefsir usullerini birlikte gözetme ve farklı metotlarına rağmen ana temel tefsir kaynaklarına dayanma hususunda da birleşirler.
14. Metin
- وينفرد (التفسير المنير) ببيان أوسع وأجلى للآيات، وبالتعرف على مضامين كل سورة في بدء تفسيرها في الجملة، وعلى فضائل السّور القرآنية مما يصح من أخبارها، واستبعاد الموضوع والضعيف، وعلى مناسبات السّور القرآنية والآيات بعضها مع بعض، وعلى تفصيل وتحقيق القصص والأحداث التاريخية القديمة، ووقائع السّيرة النّبوية، واستنباط الأحكام الشّرعية بالمعنى الواسع للحكم بحيث يشمل العقيدة والعبادة، والأخلاق والآداب، والعبر والعظات، ونظام الحياة والمعاملات، وأصول الحياة الإسلامية العامة. كما يمتاز ببيان المفردات اللغوية بيانا كافيا شافيا، وبمعرفة وجوه البلاغة والإعراب، وكل ذلك مع تعقيبات وملاحظات ومقارنات وتنويه بالمعجزات، والإعجاز العلمي للقرآن الكريم بحسب تقدم العلوم العصرية.
- (et-Tefsîru'l-Münîr); ayetleri daha geniş ve daha açık biçimde beyan etmesiyle, tefsirinin başında her surenin genel muhtevasını tanıtmasıyla, Kur'an surelerinin faziletlerine dair haberlerin sahih olanlarını zikredip mevzu ve zayıf olanları ayıklamasıyla, sure ve ayetlerin birbiriyle olan münasebetlerini ortaya koymasıyla, eski tarihi kıssaları, olayları ve siyer-i nebeviyye vakalarını ayrıntılı ve tahkikli bir şekilde işlemesiyle ve şer'î hükümleri; inanç, ibadet, ahlak, edep, ibretler, öğütler, hayat nizamı, muameleler ve genel İslami hayat esaslarını kapsayacak geniş anlamıyla istinbat etmesiyle diğerlerinden ayrılır. Ayrıca lügavî kelimeleri yeterli ve tatmin edici şekilde açıklamasıyla, belağat ve irap yönlerini ortaya koymasıyla temayüz eder. Bütün bunlar; değerlendirmeler, notlar, karşılaştırmalar, mucizelere yapılan vurgular ve çağdaş bilimlerin ilerlemesine paralel olarak Kur'ân-ı Kerîm'in ilmî icazı ile birlikte sunulmuştur.
15. Metin
- ويقتصر (التفسير الوجيز) على بيان المقصود بكل آية، بعبارة شاملة غير مخلّة بالمعنى المراد، ولا مبتورة، ومن غير استطراد ولا تطويل، وشرح بعض الكلمات الغامضة غموضا شديدا، وبيان أسباب النزول مع كل آية أثناء شرحها.
- (et-Tefsîru'l-Vecîz) ise; her bir ayetten kastedilen manayı, murat edilen anlamı bozmayan, kopuk olmayan, lafı uzatmadan ve gereksiz ayrıntılara girmeden kapsamlı bir ifadeyle açıklamaktan, son derece kapalı olan bazı kelimeleri izah etmekten ve açıklama esnasında her ayetle birlikte nüzul sebeplerini belirtmekten ibarettir.
16. Metin
- وأما (التفسير الوسيط) هذا، فقد يزاد فيه تفسير بعض الآيات عما هو مذكور في (التفسير المنير) ، ويشتمل على إيضاح معاني أهم الكلمات الغامضة، مع التّعرض لأسباب النزول مع كل آية. وحينئذ قد تتطابق عبارات التفاسير الثلاثة، وقد تختلف بحسب الحاجة، وبما يقتضيه المقام في تسليط الأضواء على بعض الألفاظ والجمل، وقد يذكر الوجه الإعرابي الضروري للبيان. وتميّز هذا التفسير ببساطته وعمقه في آن واحد، وبإيراد مقدمة عن كل مجموعة من الآيات، تكوّن موضوعا واحدا.
- Bu (et-Tefsîru'l-Vasît)'e gelince; onda bazı ayetlerin tefsiri (et-Tefsîru'l-Münîr)'de zikredilenden daha fazla olabilir. En önemli kapalı kelimelerin manalarının açıklanmasını ve her ayetle birlikte iniş sebeplerine değinilmesini ihtiva eder. Bu durumda üç tefsirin ifadeleri bazen birebir örtüşebilir, bazen de ihtiyaca ve bazı lafız ve cümlelere dikkat çekme gereğine göre farklılaşabilir; ayrıca açıklama için zorunlu olan irap vechi de zikredilebilir. Bu tefsir, aynı anda hem sadeliği hem de derinliğiyle ve tek bir konu teşkil eden her ayet grubu hakkında bir giriş takdim etmesiyle öne çıkmıştır.
17. Metin
إن ما عملته في مجال التفسير، وفي غيره من المصنفات العلمية الكثيرة، إنما هو بقصد تيسير العلم بأسلوب واضح متّزن، وبعبارات لا إشكال فيها ولا غموض.
Gerek tefsir alanında gerekse diğer pek çok ilmî eserimde yaptığım çalışmalar, ancak ilmi açık ve dengeli bir üslupla, hiçbir kapalılık ve muğlaklık içermeyen ifadelerle kolaylaştırma gayesini gütmektedir.
18. Metin
وقد سعدت كل السعادة أن أقبل الناس على التفسيرين السابقين: المنير والوجيز، لأنهم وجدوا فيهما ما يحقق بغيتهم، وما تصبو إليه نفوسهم. والله أسأل أن يديم النفع بما يعلّمنا من فضله، وأن يزيدنا علما، فإن على العالم أمانة البيان والتبليغ، على قدر الوسع والطاقة، وهو خادم العلم، وتقريبه للناس، تقبّل الله منا، وجعله في ميزان حسناتنا، وثقّل به الموازين، والله لا يضيع أجر المحسنين.
İnsanların önceki iki tefsire, el-Münîr ve el-Vecîz'e, aradıklarını ve gönüllerinin arzu ettiği şeyleri onlarda buldukları için rağbet göstermelerinden ötürü son derece mutlu oldum. Allah'tan, fazlından bize öğrettiği şeylerle faydayı daim kılmasını ve ilmimizi artırmasını niyaz ederim. Zira açıklama ve tebliğ emaneti, gücü ve takati nispetinde âlimin üzerinedir; o, ilmin ve ilmi insanlara yakınlaştırmanın hizmetkârıdır. Allah bizden kabul buyursun, bunu sevap hanemize dahil etsin ve onunla mizanı ağır kılsın. Şüphesiz Allah, iyilik edenlerin ecrini zayi etmez.
19. Metin
أ. د.: وهبة مصطفى الزحيلي
Prof. Dr. Vehbe Mustafa ez-Zuhaylî