Felak Suresi Tefsiri

Vehbe Zühaylî · Arapça Orijinal Metin · AI Türkçe Çeviri

19336. Metin

التعوذ من شر الخلق

Yaratılmışların Şerrinden [Allah'a] Sığınmak

19337. Metin

الله تعالى ملجأ كل المخلوقات، فهو الذي يمنع الشر والسوء، ويحمي من كل أذى، ويعافي كل مبتلى إن شاء. وقد علّمنا كيفية اللجوء إليه في الأزمات المستعصية، والتخلص من الأوهام والتخيلات، ومن تغوّل مردة الجن والشياطين، وذلك في سورة الفلق المكية في قول، والصحيح أنها مدنية، لأن اليهود سحروا النبي ﵊ في المدينة، وكذا سورة الناس مدنية على الصحيح، فبعد أن شرح الله تعالى أمر الألوهية في السورة التي سبقتها وهي سورة الإخلاص، جاء بهذه السورة شرحا لما يستعاذ منه بالله تعالى، من الشر الذي في مراتب العالم ومراتب مخلوقات الله.

Yüce Allah bütün yaratılmışların sığınağıdır. Şerri ve kötülüğü engelleyen, her türlü eziyetten koruyan ve dilerse her dertliyi afiyete kavuşturan O'dur. O, içinden çıkılmaz krizlerde kendisine nasıl sığınılacağını, kuruntulardan ve vehimlerden, cin ve şeytanların azgınlarının saldırısından nasıl kurtulunacağını bize öğretmiştir. Bu da bir görüşe göre Mekkî olan, fakat sahih olan görüşe göre Medenî olan Felak Suresi'nde bildirilmiştir. Zira Yahudiler Peygamber aleyhisselam'a Medine'de büyü yapmışlardır. Aynı şekilde Nâs Suresi de sahih olan görüşe göre Medenîdir. Yüce Allah, kendisinden önceki sure olan İhlas Suresi'nde uluhiyet meselesini açıkladıktan sonra, bu surede de âlemin ve Allah'ın yarattıklarının mertebelerinde bulunan şerden Yüce Allah'a nasıl sığınılacağını açıklamak üzere bu sureyi indirmiştir.

19338. Metin

وسورة الفلق والسورة التي بعدها وهي سورة الناس، نزلتا معا، كما في الدلائل للبيهقي، فلذلك قرنتا مع ما اشتركنا فيه من التسمية بالمعوذتين، ومن الافتتاح بقل أعوذ.

Felak Suresi ile ondan sonra gelen Nâs Suresi, Beyhakî'nin Delâil adlı eserinde geçtiği üzere birlikte inmiştir. Bu sebeple ikisine birden "Muavvizeteyn" (sığındıran iki sure) adı verilmesi ve her ikisinin de "Kul eûzü" (De ki: Sığınırım) ifadesiyle başlaması ortak özelliklerindendir.

19339. Metin

أخرج مسلم والترمذي والنسائي وغيرهما أن النبي ﷺ قال: «أنزلت علي الليلة آيات لم أر مثلهن قط: قل أعوذ برب الفلق، وقل أعوذ برب الناس» .

Müslim, Tirmizî, Nesâî ve başkaları Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Bu gece bana, benzeri asla görülmemiş ayetler indirildi: 'Kul eûzü bi-rabbi'l-felak' ve 'Kul eûzü bi-rabbi'n-nâs'."

19340. Metin

وسورة الفلق هي:

Felak Suresi şöyledir:

19341. Metin

[سورة الفلق (١١٣) : الآيات ١ الى ٥]

[Felak Suresi (113), Âyetler: 1-5]

19342. Metin

﷽

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla

19343. Metin

قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ (١) مِنْ شَرِّ ما خَلَقَ (٢) وَمِنْ شَرِّ غاسِقٍ إِذا وَقَبَ (٣) وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثاتِ فِي الْعُقَدِ (٤)

De ki: "Sabahın Rabbine sığınırım; (1) Yarattığı şeylerin şerrinden, (2) Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, (3) Düğümlere üfleyenlerin şerrinden, (4)

19344. Metin

وَمِنْ شَرِّ حاسِدٍ إِذا حَسَدَ (٥)

Ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden!" (5)

19345. Metin

«١» «٢» «٣» «٤» «٥» [الفلق: ١١٣/ ١- ٥] .

«1» «2» «3» «4» «5» [Felak: 113/1-5].

19346. Metin

نزلت هذه السورة- كما جاء في الصحيحين عن عائشة ﵂ في قصة سحر لبيد بن الأعصم اليهودي رسول الله ﷺ. والنفاثات: بناته اللواتي كن ساحرات، فسحرن النبي ﷺ، وعقدن له إحدى عشرة عقدة، فأنزل الله تعالى إحدى عشرة آية بعدد العقد، هي المعوذتان، فشفي النبي ﷺ.

Bu sure -Sahîhayn'da Âişe radıyallâhu anhâ'dan rivayet edildiği üzere- Yahudi Lebîd b. el-A'sam'ın Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e büyü yapması hadisesi üzerine inmiştir. "en-Neffâsât" (üfleyenler), onun büyücü olan ve Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'e büyü yapıp onun için on bir düğüm atan kızlarıdır. Yüce Allah da düğümlerin sayısınca on bir ayet indirmiştir ki bunlar Muavvizeteyn'dir. Böylece Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem şifa bulmuştur.

19347. Metin

والنّفث: قيل: هو شبه النفخ دون تفل ريق، والأصح أنه مع الريق. وهذا النفث: هو على عقد تعقد في خيوط ونحوها على اسم المسحور، فيؤذى بذلك.

Nefs (üfleme) kavramı hakkında: Tükürüksüz üflemeye benzer bir şey olduğu söylenmiştir; daha sahih olan görüş ise tükürükle birlikte olduğudur. Bu üfleme, büyü yapılacak kimsenin adına ipliklere ve benzeri şeylere atılan düğümler üzerine yapılır ve o kimseye bu yolla zarar verilir.

19348. Metin

وقصة هذا السحر:

Bu büyünün kıssası [şöyledir]:

19349. Metin

أن لبيد بن الأعصم اليهودي سحر النبي ﷺ ولكن لم يؤثر السحر فيه وعوفي منه- سحره في جفّ (قشر الطلع) فيه مشاطة رأسه ﷺ، وأسنان مشطه، ووتر معقود فيه إحدى عشرة عقدة مغروز بالإبر، فأنزلت عليه المعوذتان، فجعل كلما قرأ آية انحلت عقدة، ووجد ﷺ في نفسه خفّة (نشاطا) حتى انحلت العقدة الأخيرة، فقام، فكأنما نشط من عقال. وجعل جبريل ﵇ يرقى رسول الله ﷺ، فيقول: «باسم الله أرقيك، من كل شيء يؤذيك، من شر حاسد وعين، والله يشفيك» .

Yahudi Lebîd b. el-A'sam, Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'e büyü yapmıştır -ancak büyü ona tesir etmemiş ve bundan afiyet bulmuştur-. Ona, içinde [Resûlullah] sallallâhu aleyhi ve sellem'in saç tarantısı, tarağının dişleri ve üzerine iğneler batırılmış on bir düğümlü bir kiriş ipi bulunan bir hurma çiçeği kılıfı içinde büyü yapmıştır. Bunun üzerine Peygamber'e Muavvizeteyn indirilmiş, o her bir ayeti okudukça bir düğüm çözülmüş ve [Resûlullah] sallallâhu aleyhi ve sellem son düğüm çözülene kadar kendisinde bir hafiflik (canlılık) hissetmiştir. Sonunda kalkmış ve sanki bağından kurtulmuş gibi olmuştur. Cebrail aleyhisselam da Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e rukye yapmaya başlayıp şöyle demiştir: "Allah'ın adıyla seni, sana eziyet veren her şeyden, her hasetçinin ve gözün (nazarın) şerrinden korumak için okurum. Allah sana şifa versin."

19350. Metin

وأنكر بعض المعاصرين هذه القصة، ورأى أنها من مفتريات اليهود، ليشككوا الناس في النبي ﷺ، وليلصقوا به السحر، لأن الله تعالى يقول عن رسوله:

Çağdaşlardan bazıları bu kıssayı inkâr etmiş ve insanları Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hakkında şüpheye düşürmek ve ona sihri yapıştırmak için [bunun] Yahudilerin iftiralarından biri olduğu görüşünü benimsemiştir; zira Allah Teâlâ Resûlü hakkında şöyle buyurmaktadır:

19351. Metin

وَاللَّهُ يَعْصِمُكَ مِنَ النَّاسِ [المائدة: ٥/ ٦٧] ، ويقول: إِنَّا كَفَيْناكَ الْمُسْتَهْزِئِينَ [الحجر:

"Allah seni insanlardan koruyacaktır" [Mâide: 5/67] ve şöyle buyurmaktadır: "Şüphesiz o alay edenlere karşı biz sana yeteriz" [Hicr:

19352. Metin

١٥/ ٩٥] .

15/95].

19353. Metin

المعنى: قل أيها النبي: ألجأ إلى الله، وأستعيذ برب الصبح، لأن الليل ينفلق عنه، وبرب كل ما انفلق عن جميع ما خلق الله أو انفلق عن غيره، من الحيوان، والنبات، والحب، والنوى، والمطر، والولد، وكل شيء يفلقه الله. وأعوذ بالله تعالى خالق الكائنات من شر كل ما خلقه الله من جميع مخلوقاته. وفيه إشارة إلى أن القادر على إزالة الظلمة عن وجه الأرض، قادر على دفع ظلمة الشرور والآفات والحسد والسحر والعين ونحو ذلك عن الإنسان.

Anlam şudur: De ki ey Peygamber: "Allah'a sığınırım; sabahın Rabbine sığınırım -çünkü gece ondan yarılıp çıkar-; Allah'ın yarattığı her şeyden yarılan veya canlılar, bitkiler, tohumlar, çekirdekler, yağmur, çocuk ve Allah'ın yardığı her şey gibi başkasından yarılan her şeyin Rabbine sığınırım. Yaratılanların yaratıcısı olan Yüce Allah'a, O'nun bütün yarattıklarından kaynaklanan her türlü şerden sığınırım." Bunda, yeryüzünden karanlığı gidermeye gücü yetenin; şerlerin, afetlerin, hasedin, büyünün, nazarın ve benzerlerinin karanlığını insandan defetmeye de gücünün yeteceğine bir işaret vardır.

19354. Metin

أخرج الترمذي وحسنه، والبيهقي، عن أبي سعيد الخدري ﵁، قال: «كان رسول الله ﷺ يتعوذ من عين الجان، ومن عين الإنس، فلما نزلت سورتا المعوذتين أخذ بهما وترك ما سوى ذلك» .

Tirmizî (hasen olduğunu belirterek) ve Beyhakî, Ebû Saîd el-Hudrî radıyallâhu anh'tan şöyle rivayet etmişlerdir: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem cinlerin ve insanların nazarından [Allah'a] sığınırdı. Muavvizeteyn sureleri inince bu iki sureyi okumaya başladı ve bunların dışındakileri bıraktı."

19355. Metin

وأخرج مالك في الموطأ عن عائشة ﵂: «أن رسول الله ﷺ كان إذا اشتكى، يقرأ على نفسه بالمعوذتين وينفث، فلما اشتد وجعه، كنت أقرأ عليه، وأمسح بيده، رجاء بركتهما» .

Mâlik el-Muvatta'da Âişe radıyallâhu anhâ'dan şöyle rivayet etmiştir: "Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem rahatsızlandığında kendi üzerine Muavvizeteyn'i okur ve üflerdi. Ağrısı şiddetlenince, bu iki surenin bereketini umarak onun üzerine ben okur ve onun eliyle meshederdim."

19356. Metin

ثم بعد تعميم الاستعاذة من جميع المخلوقات، خص بالذكر ثلاثة أشياء، لأنها أعظم الشرور وهي:

Sonra bütün yaratılmışlardan [gelecek şerlerden] sığınmayı genel olarak ifade ettikten sonra, en büyük şerler oldukları için özellikle üç şeyi zikretmiştir; onlar da şunlardır:

19357. Metin

- وأعوذ بالله من شر الليل إذا أقبل، ودخل ظلامه في كل شيء، وغشّى ما يحيط به، لأن في الليل مخاوف ومخاطر من سباع البهائم، وهوام الأرض، وأهل الفسق والفساد.

- Gece bastırdığı, karanlığı her şeye girdiği ve etrafındakileri bürüdüğü zaman gecenin şerrinden Allah'a sığınırım. Çünkü gecede yırtıcı hayvanlardan, yer haşerelerinden, fısk ve fesat ehlinden kaynaklanan korkular ve tehlikeler vardır.

19358. Metin

- وأعوذ بالله من شر النفوس أو شر الساحرات، لأنهن كن ينفثن (أي ينفخن) في عقد الخيوط، حين يسحرن بها. فالنفاثات: صفة للنفوس رجالا أو نساء.

- Nefislerin şerrinden veya büyücü kadınların şerrinden Allah'a sığınırım; zira onlar büyü yaptıkları sırada ipliklerin düğümlerine nefs ederlerdi (yani üflerlerdi). "en-Neffâsât" (üfleyenler), erkek olsun kadın olsun nefislerin bir sıfatıdır.

19359. Metin

والنفث: النفخ مع ريق، كما قال الزمخشري. وقيل هو شبه النفخ، يكون في الرقية، ولا ريق معه، فإن كان بريق فهو تفل، والأول هو الأصح.

Nefs (üfleme): Zemahşerî'nin belirttiği gibi tükürükle birlikte üflemedir. Bir görüşe göre ise nefse benzer bir şey olup rukyede bulunur ve onunla birlikte tükürük olmaz; şayet tükürükle olursa buna tefl (tükürme) denir. Birinci görüş daha sahihtir.

19360. Metin

- وأعوذ بالله من شر كل ذي شر، ومن شر كل حاسد إذا حسد، والحاسد: هو الذي يتمنى زوال النعمة التي أنعم الله بها على المحسود.

- Her şer sahibinin şerrinden ve haset ettiği zaman her hasetçinin şerrinden Allah'a sığınırım. Hasetçi ise, Allah'ın haset edilen kimseye lütfettiği nimetin yok olmasını temenni eden kimsedir.

19361. Metin

قال قتادة: من شر عينه ونفسه، يريد السعي الخبيث والإذاية كيف قدر، لأنه عدو مجدّ ممتحن.

Katâde şöyle demiştir: "Gözünün ve nefsinin şerrinden; gücü yettiğince kötü çabayı ve eziyet vermeyi hedefler, çünkü o gayretli bir düşmandır."

19362. Metin

هذه السورة رقية ناجعة تفيد كل إنسان، لوقايته من الشرور، وحفظه من السوء، وتخلصه من الحسد والسحر والعين، وغير ذلك، والله على كل شيء قدير.

Bu sure; insanı şerlerden korumak, kötülükten muhafaza etmek, hasetten, büyüden, nazardan ve diğer şeylerden kurtarmak için her insana fayda sağlayan etkili bir rukyedir. Allah her şeye hakkıyla kadirdir.