Kur'ân-ı Kerîm'in Fâtiha'sı

Vehbe Zühaylî · Arapça Orijinal Metin · AI Türkçe Çeviri

21. Metin

[سورة الفاتحة (١) : الآيات ١ الى ٧]

[Fâtiha Suresi (1): Ayetler 1'den 7'ye]

22. Metin

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ (١)

{ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ (١) } “Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. (1)”

23. Metin

الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعالَمِينَ (٢) الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ (٣) مالِكِ يَوْمِ الدِّينِ (٤) إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ (٥)

{ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعالَمِينَ (٢) الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ (٣) مالِكِ يَوْمِ الدِّينِ (٤) إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ (٥) } “Hamd, âlemlerin Rabbi, Rahmân, Rahîm ve din gününün mâliki olan Allah'a mahsustur. (2-4) [Rabbimiz!] Yalnızca sana ibadet eder ve yalnızca senden yardım dileriz. (5)”

24. Metin

اهْدِنَا الصِّراطَ الْمُسْتَقِيمَ (٦) صِراطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلا الضَّالِّينَ (٧)

{ اهْدِنَا الصِّراطَ الْمُسْتَقِيمَ (٦) صِراطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلا الضَّالِّينَ (٧) } “Bizi doğru yola ilet; (6) kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna; gazaba uğrayanların ve sapıtanlarınkine değil. (7)”

25. Metin

[الفاتحة: ١- ٧] الفاتحة المعروفة، المكّية النزول (النازلة قبل الهجرة) ، من أوائل ما نزل من القرآن الكريم، قال ابن عباس:

[Fâtiha: 1-7] Bilinen Fâtiha, Mekke inişlidir (hicretten önce inmiştir), Kur'an-ı Kerim'den ilk inenlerdendir. İbn Abbas şöyle demiştir:

26. Metin

«أول ما نزل به جبريل ﵇ على النّبي ﷺ: يا محمد، استعذ، ثم قل:

«Cebrail aleyhisselâm'ın Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'e ilk indirdiği şey şuydu: Ey Muhammed, sığınma talep et (istiâze yap), sonra şöyle de:

27. Metin

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ» .

{ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ } “Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.”»

28. Metin

والاستعاذة مستحبة في بداية تلاوة القرآن وفي بداية الصلاة، قال الله تعالى:

İstiâze (sığınma), Kur'an tilavetinin başında ve namazın başında müstehabdır. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

29. Metin

فَإِذا قَرَأْتَ الْقُرْآنَ فَاسْتَعِذْ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطانِ الرَّجِيمِ (٩٨) [النّحل: ١٦/ ٩٨]

{ فَإِذا قَرَأْتَ الْقُرْآنَ فَاسْتَعِذْ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطانِ الرَّجِيمِ (٩٨) } “Kur'an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın. (98)” [en-Nahl: 16/98]

30. Metin

وكان رسول الله ﷺ إذا قام من الليل، فاستفتح صلاته وكبّر، قال:

Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem geceleyin kalktığı, namazına başlayıp tekbir getirdiği zaman şöyle derdi:

31. Metin

«سبحانك اللهم وبحمدك، وتبارك اسمك، وتعالى جدّك، ولا إله غيرك، ثم يقول: لا إله إلا الله- ثلاثا-، ثم يقول: أعوذ بالله السّميع العليم من الشّيطان الرّجيم من همزه ونفخه ونفثه» والهمز: الخنق، والنفخ والنفث بالشيء الضّال.

«Allah'ım! Sen her türlü eksiklikten münezzehsin, sana hamdederim. İsmin mübarektir, şanın yücedir ve senden başka ilah yoktur.» Sonra üç defa: «Allah'tan başka ilah yoktur» der, ardından şöyle buyururdu: «Kovulmuş şeytandan, onun delirtmesinden, kibrinden ve şiirinden/büyüsünden hakkıyla işiten ve hakkıyla bilen Allah'a sığınırım.» Hemz (الهمز), boğma/delirtme demektir; nefh ve nefs ise saptırıcı şeyle [üflemektir].

32. Metin

ثم يقرأ الإنسان البسملة بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ (١) وهي آية فاصلة بين السّور القرآنية، ونزلت مع كل سورة كما ورد عن ابن عمر ﵄، ولم

Sonra kişi besmeleyi, { بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ (١) } “Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla (1)” [şeklinde] okur. O, Kur'an sureleri arasında ayırıcı bir ayettir ve İbn Ömer radıyallâhu anhümâ'dan rivayet edildiği üzere her sure ile birlikte inmiştir; ancak

33. Metin

توضع في أول سورة التّوبة (براءة) بأمر الوحي لأن هذه السورة نزلت في الحرب والجهاد والبراءة من المشركين بعد غزوة تبوك.

vahyin emriyle Tevbe (Berâe) suresinin başına konmamıştır; çünkü bu sure, Tebük Gazvesi'nden sonra savaş, cihad ve müşriklerden beri olma (ilişiği kesme) hakkında inmiştir.

34. Metin

ثم يقرأ المصلّي الفاتحة،

Sonra namaz kılan kimse Fâtiha'yı okur.

35. Metin

عن أبي ميسرة عن علي بن أبي طالب: أن رسول الله ﷺ كان إذا سمع مناديا يناديه: يا محمد، فإذا سمع الصوت انطلق هاربا، فقال له ورقة بن نوفل: إذا سمعت النداء فاثبت حتى تسمع ما يقول لك، قال: فلما برز سمع النداء:

Ebû Meysere'den, Ali b. Ebî Tâlib'den rivayetle: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, kendisine seslenen bir münâdînin «Ey Muhammed!» diye seslendiğini işittiğinde, bu sesi işitince kaçarak uzaklaşırdı. Bunun üzerine Varaka b. Nevfel ona: «Seslenişi işittiğinde, sana ne söylediğini duyuncaya kadar sebat et (dur)» dedi. [Ali] dedi ki: Dışarı çıktığında o seslenişi işitti:

36. Metin

يا محمد، فقال: لبيك، قال: قل: أشهد أن لا إله إلا الله وأشهد أن محمدا رسول الله، ثم قال: قل: الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ «١» الْعالَمِينَ، الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ، مالِكِ يَوْمِ الدِّينِ «٢» ، إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ، اهْدِنَا الصِّراطَ الْمُسْتَقِيمَ «٣» صِراطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالِّينَ «٤» » .

«Ey Muhammed!» dedi. O da: «Buyur» diye karşılık verdi. O: «Şöyle de: Allah'tan başka ilah olmadığına şahitlik ederim ve Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna şahitlik ederim.» Sonra: «Şöyle de: { الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ «١» الْعالَمِينَ، الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ، مالِكِ يَوْمِ الدِّينِ «٢» ، إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ، اهْدِنَا الصِّراطَ الْمُسْتَقِيمَ «٣» صِراطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالِّينَ «٤» } “Hamd âlemlerin Rabbi, Rahmân, Rahîm ve din gününün mâliki olan Allah'a mahsustur. [Rabbimiz!] Yalnızca sana ibadet eder ve yalnızca senden yardım dileriz. Bizi doğru yola ilet; kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna; gazaba uğrayanların ve sapıtanlarınkine değil.”»

37. Metin

نزلت فاتحة الكتاب بمكة من كنز تحت العرش، فهي سورة مكّية بالإجماع، لعظم مكانتها وعلوّ شرفها، من بين سور القرآن،

Fâtihatü'l-Kitâb, Kur'an sureleri arasındaki konumunun büyüklüğü ve şerefinin yüceliği sebebiyle Arş'ın altındaki bir hazineden Mekke'de inmiştir; bu sebeple icma ile Mekkî bir suredir.

38. Metin

قال الرسول ﷺ لأبي بن كعب، ﵁، بعد أن قرأ أمّ القرآن:

Resûl sallallâhu aleyhi ve sellem, Übeyy b. Ka'b radıyallâhu anh'a, o Ümmü'l-Kur'an'ı okuduktan sonra şöyle buyurmuştur:

39. Metin

«والذي نفسي بيده ما أنزل الله في التوراة ولا في الإنجيل ولا في الزبور ولا في القرآن مثلها، إنها لهي السّبع المثاني والقرآن العظيم الذي أوتيته» .

«Nefsim elinde olan [Allah]'a yemin ederim ki, Allah ne Tevrat'ta, ne İncil'de, ne Zebur'da ne de Kur'an'da onun bir benzerini indirmemiştir. Şüphesiz o, bana verilen Sebu'l-Mesânî (tekrarlanan yedi ayet) ve yüce Kur'an'dır.»

40. Metin

وكان رسول الله ﷺ لا يصلّي إلا بفاتحة الكتاب.

Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Fâtihatü'l-Kitâb olmaksızın namaz kılmazdı.

41. Metin

وسميت (الفاتحة) لأنها أول ما يفتتح بها كتابة القرآن الكريم في المصاحف، وبها تفتتح القراءة في جميع الصلوات، ولها أربعة عشر اسما منها: أم الكتاب، وأساس القرآن، وسورة الحمد، والسّبع المثاني، أي تثنى وتعاد كل ركعة.

Mushaflarda Kur'ân-ı Kerîm'in yazımına kendisiyle başlanan ilk sure olduğu ve bütün namazlarda kıraate onunla başlandığı için (el-Fâtiha) 1 olarak isimlendirilmiştir. Onun on dört ismi vardır; bunlardan bazıları şunlardır: Ümmü'l-Kitâb (Kitab'ın anası/özü), Esâsü'l-Kur'ân (Kur'an'ın temeli), el-Hamd suresi 2 ve es-Seb'u'l-Mesânî'dir 3; yani her rekatta tekrarlanıp 4 yeniden okunan [yedi ayet].

42. Metin

جاء في الحديث الصحيح عن أبي هريرة ﵁: أنه سمع رسول الله ﷺ يقول: «قال الله ﷿: قسمت الصّلاة (أي قراءة الفاتحة) بيني وبين عبدي نصفين، ولعبدي ما سأل، فإذا قال العبد: الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعالَمِينَ (٢) قال الله:

Ebû Hüreyre radıyallâhu anh'dan gelen sahih hadiste rivayet edildiğine göre o, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu işitmiştir: «Allah azze ve celle buyurdu ki: Namazı (yani Fâtiha okumayı) kendim ile kulum arasında ikiye böldüm ve kuluma istediği verilecektir. Kul: { الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعالَمِينَ (٢) } “Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur (2)” dediğinde Allah:

43. Metin

حمدني عبدي، وإذا قال: الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ قال الله: أثنى علي عبدي، فإذا قال: مالِكِ يَوْمِ الدِّينِ (٤) قال الله: مجدني عبدي أو فوّض إلي عبدي، فإذا قال: إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ (٥) قال الله: هذا بيني وبين عبدي، ولعبدي ما سأل. فإذا قال: اهْدِنَا الصِّراطَ الْمُسْتَقِيمَ (٦) صِراطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالِّينَ (٧) قال الله: هذا لعبدي، ولعبدي ما سأل» .

“Kulum bana hamdetti” buyurur. { الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ } “Rahmân ve Rahîm'dir” dediğinde Allah: “Kulum beni övdü” buyurur. { مالِكِ يَوْمِ الدِّينِ (٤) } “Din gününün mâlikidir (4)” dediğinde Allah: “Kulum beni yüceltti” yahut “Kulum işini bana havale etti” buyurur. { إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ (٥) } “Yalnızca sana ibadet eder ve yalnızca senden yardım dileriz (5)” dediğinde Allah: “Bu, benimle kulum arasındadır ve kuluma istediği verilecektir” buyurur. { اهْدِنَا الصِّراطَ الْمُسْتَقِيمَ (٦) صِراطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالِّينَ (٧) } “Bizi doğru yola ilet; kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna; gazaba uğrayanların ve sapıtanlarınkine değil (6-7)” dediğinde Allah: “Bu kulumundur ve kuluma istediği verilecektir” buyurur.»

44. Metin

ويستحب لمن يقرأ الفاتحة أن يقول بعدها (آمين) أي اللهم استجب لنا.

Fâtiha'yı okuyan kimsenin onun ardından “Âmîn” (yani Allah'ım, bize icabet et/duamızı kabul buyur) demesi müstehabdır.

45. Metin

قال ﷺ في فضل الفاتحة: «إذا وضعت جنبك على الفراش وقرأت فاتحة الكتاب، وقل هو الله أحد، فقد أمنت من كل شيء إلا الموت» .

[Peygamber] sallallâhu aleyhi ve sellem Fâtiha'nın fazileti hakkında şöyle buyurmuştur: «Yatağına yanını koyduğun (yattığın) ve Fâtihatü'l-Kitâb'ı ile Kul hüvallâhu ehad'i okuduğun zaman, ölüm hariç her şeyden güvende olursun.»