17315. Metin
} ٠٨ سورة الكوثر مكية وآيها ثلاث
108. Kevser Suresi Mekkîdir ve üç ayettir.
17316. Metin
﷽
Bismillâhirrahmânirrahîm
17317. Metin
{إِنَّا أعطيناك} وقُرِىءَ أَنْطَينَاكَ {الكوثر} أيِ الخيرُ المفرطُ الكثيرُ من شرفِ النبوةِ الجامعةِ لخيريِّ الدارينِ والرياسةِ العامةِ المستتبعةِ لسعادةِ الدُّنيا والدين فوعلٌ منَ الكثرةِ وقيلَ هُوَ نهرٌ في الجَّنةِ وعن النبيِّ ﷺ أنه قرأهَا فقالَ أتدرونَ ما الكوثَرُ إنَّه نهرٌ في الجنةِ وَعَدنيهِ ربِّي فيهِ خيرٌ كثيرٌ ورُويَ في صفتِهِ أنَّه أَحْلَى من العسلِ وأشدُّ بياضاً من اللبنِ وأبردُ من الثلجِ وألينُ من الزبدِ حافتاهُ الزبرجدُ وأوانيهِ من فضةٍ عددَ نجومِ السماءِ ورُوي لا يظمأُ من شربَ منْهُ أبداً أولُ وارديهِ فقراءُ المهاجرينَ الدَّنِسُو الثيابِ الشُّعْثُ الرؤوسِ الذينَ لا يزوجونَ المنعمّاتِ ولا تفتحُ لهم أبوابُ السُّدَدِ يموتُ أحدُهم وحاجتُهُ تتلجلجُ في صدرِه لو أقسمَ على الله لأبرَّهُ وعنِ ابن عباس ﵄ أنه فسرَ الكوثرَ بالخيرِ الكثيرِ فقالَ لَه سعيدُ بنُ جُبيرٍ فإنَّ ناساً يقولونَ هُوَ نهرٌ في الجنةِ فقالَ هُو منَ الخيرِ الكثيرِ وقيلَ هو حوضٌ فيهَا وقيلَ هو وأولاده وأتباعُه أو علماءُ أمتِه أو القرآنُ الحاوِي لخيرِ الدُّنيا والدينِ
{إِنَّا أعطيناك} “Şüphesiz biz sana verdik” -ve [bu kelime] “entaynâke” (أَنْطَينَاكَ) şeklinde de okunmuştur- {الكوثر} “Kevser'i”; yani her iki yurdun hayrını kendisinde toplayan peygamberlik şerefinden ve dünya ile din saadetini peşinden getiren umumi liderlikten ibaret olan pek bol ve çok hayrı [verdik]. [Kevser kelimesi] çokluk (kesret) kökünden fa'vel veznindedir. Onun cennette bir nehir olduğu da söylenmiştir. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'den rivayet edildiğine göre o bu sureyi okumuş ve şöyle buyurmuştur: “Kevser'in ne olduğunu bilir misiniz? Şüphesiz o, cennette Rabbimin bana vadettiği bir nehirdir; onda pek çok hayır vardır.” Onun vasfı hakkında şöyle rivayet edilmiştir: “O baldan daha tatlı, sütten daha beyaz, kardan daha soğuk, tereyağından daha yumuşaktır; iki kıyısı zebercedden, kapları ise gökteki yıldızların sayısı kadar gümüştendir.” Ve şöyle rivayet edilmiştir: “Ondan içen kimse asla susamaz; ona ilk varacak olanlar, üstü başı tozlu, saçları dağınık, varlıklı kadınlarla evlendirilmeyen ve kendilerine kapalı kapılar açılmayan fakir muhacirlerdir. Onlardan biri, göğsünde bir hacet kıpırdanıp dururken ölür [de onu gideremez]. Şayet Allah adına yemin etse, [Allah] onu kesinlikle yemininde doğru çıkarır.” İbn Abbas radıyallâhu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre o Kevser'i pek çok hayır ile tefsir etmiş, bunun üzerine Saîd b. Cübeyr ona: “İnsanlar onun cennette bir nehir olduğunu söylüyorlar” deyince; “O da pek çok hayırdandır” demiştir. Onun cennette bir havuz olduğu da söylenmiştir. Onun, [Peygamber'in] evlatları ve ona tabi olanlar veya ümmetinin âlimleri yahut dünya ve din hayrını toplayan Kur'an olduğu da söylenmiştir.
17318. Metin
والفاء في قوله تعالى {فَصَلّ لِرَبّكَ} لترتيبِ ما بعدها على ما قبلها فإنَّ إعطاءَهُ تعالَى إيَّاهُ ﵇ ما ذكرَ من العطيةِ التي لم يُعطِهَا ولنْ يعطيهَا أحداً منَ العالمينَ مستوجبٌ للمأمورِ بهِ أيَّ استيجابٍ أي فدُمْ على الصلاةِ لربكَ الذي أفاضَ عليكَ هذه النعمةِ الجليلةِ التي لَا يضاهيها نعمة خالصا لوجهِه خلافَ الساهينَ عنهَا المرائينَ فيهَا أداءً لحقوقِ شكرِهَا فإنَّ الصلاةَ جامعةٌ لجميعِ أقسامِ الشكرِ {وانحر} البدنَ التي هيَ خيارُ أموالِ العربِ باسمِه تعالَى وتصدقْ على المحاويجِ خلافاً لمن يدعهُمْ ويمنعُ عنهُم الماعونَ وعن عطيةَ هيَ صلاةُ الفجرِ بجمعٍ والنحُرُ بمنًى وقيلَ صلاةُ العيدِ والتضحيةُ وقيلَ هيَ جنسُ الصلاةِ والنحرُ وضعُ اليمينِ على الشمالِ وقيلَ هُوَ أنْ يرفعَ يديهِ في التكبيرِ إلى نحرِه هُوَ المروي عنِ النبيِّ ﷺ وعن ابن عباس ﵄ استقبلِ القبلةَ بنحركَ وهُو قولُ الفَرَّاءِ والكَلْبي وأبي الأَحْوَص
Yüce Allah'ın {فَصَلّ لِرَبّكَ} “Öyleyse Rabbin için namaz kıl” kavlindeki fe (ف), sonrasının öncesine terettüp etmesi (bağlanması) içindir. Çünkü Yüce Allah'ın âlemlerden hiçbir kimseye vermediği ve asla vermeyeceği zikredilen bu ihsanı ona [Peygamber'e] aleyhisselâm bağışlamış olması, emredilen şeyi son derece gerektirmektedir. Yani; eşi benzeri olmayan bu yüce nimeti senin üzerine bolca akıtan Rabbin için, ondan [namazdan] gafil olanların ve onda gösteriş yapanların aksine, onun şükrünün haklarını eda etmek üzere ihlasla yalnızca O'nun rızası için namaza devam et. Çünkü namaz, şükrün bütün kısımlarını kendisinde toplamaktadır. {وانحر} “ve kurban kes”, onları [yetimleri ve yoksulları] itip kakan ve onlardan en ufak yardımı esirgeyenlerin aksine, Yüce Allah'ın adıyla Arapların en hayırlı malları olan develeri kurban et ve ihtiyaç sahiplerine sadaka ver. Atıyye'den [rivayet edildiğine göre] o [namaz], Müzdelife'de kılınan sabah namazı, kurban kesmek ise Mina'da olandır. [Bunun] bayram namazı ve kurban olduğu da söylenmiştir. [Namazın] namaz cinsi, kurban kesmenin (nahr) ise sağ eli sol el üzerine koymak olduğu da söylenmiştir. Onun, tekbirde ellerini göğsüne (nahrına) kadar kaldırması olduğu da söylenmiştir; Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'den rivayet edilen budur. İbn Abbas radıyallâhu anhümâ'dan ise [bunun]: “Göğsünle kıbleye yönel” [anlamında olduğu rivayet edilmiştir]. Bu [görüş], Ferrâ, Kelbî ve Ebü'l-Ahvas'ın sözüdür.
17319. Metin
{إِنَّ شَانِئَكَ} أيْ مبغضكَ كائناً منْ كانَ {هُوَ الأبتر} الذي لَا عقِبَ له
{إِنَّ شَانِئَكَ} “Muhakkak ki sana buğzeden kimse”, yani her kim olursa olsun sana kin besleyen; {هُوَ الأبتر} “asıl soyu kesik olan odur”, arkasından kendisini takip edecek kimsesi olmayandır;
17320. Metin
} ٠٨ سورة الكوثر آية (٣) حيثُ لا يبقَى منهُ نسلٌ ولا حُسنُ ذكرٍ وأمَّا أنتَ فتبقَى ذريتُكَ وحسنُ صيتكَ وآثارُ فضلكَ إلى يوم القيامة لك في الآخرةِ ما لا يندرجُ تحتَ البيانِ وقيلَ نزلتْ في العاصِ بنِ وائلٍ وأياً ما كانَ فلا ريب وفي عمومِ الحكمِ عنِ النبيِّ ﷺ مَنْ قرأَ سورةَ الكوثرِ سقاهُ الله تُعالى مِنْ كلِّ نهرٍ في الجنةِ ويكتبُ لهُ عشرَ حسناتٍ بعددِ كلِّ قُربانٍ قربَهُ العبادُ في يومِ النحرِ
Kevser Suresi 3. Ayet: şöyle ki ne neslinden ne de güzel bir namından geriye hiçbir şey kalmaz. Sana gelince; senin zürriyetin, güzel şöhretin ve faziletinin eserleri kıyamet gününe kadar baki kalacaktır; ahirette ise senin için beyana sığmayacak [nimetler] vardır. Âs b. Vâil hakkında indiği de söylenmiştir. Hangisi olursa olsun, hükmün umumi olduğunda şüphe yoktur. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'den [şöyle rivayet edilmiştir]: “Kim Kevser Suresini okursa, Yüce Allah ona cennetteki her nehirden içirir ve kulların Kurban Bayramı gününde kestiği her kurban sayısınca ona on sevap yazılır.”