16494. Metin
سورة الكوثر مكية وهي ثلاث آيات
Kevser Suresi Mekkîdir ve üç ayettir.
16495. Metin
﷽
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
16496. Metin
إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ (١)
{ إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ } “Şüphesiz biz sana Kevser'i verdik.” (1)
16497. Metin
{إِنَّا أعطيناك الكوثر} هو فوعل من الكثرة وهو المفرط الكثرة وقيل هو نهر في الجنة أحلى من العسل وأشد بياضاً من اللبن وأبرد من الثلج وألين من الزبد حافتاه الزبرجد وأوانيه من فضة وعن ابن عباس ﵄ هو الخير الكثير فقيل له إن ناساً يقولون هو نهر في الجنة فقال هو من الخير الكثير
{ إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ } [ifadesindeki Kevser], çokluk manasındaki kesret (الكثرة) kökünden fa'vel (فوعل) veznindedir ve aşırı derecede çok olan şey demektir. Cennette baldan daha tatlı, sütten daha beyaz, kardan daha soğuk, tereyağından daha yumuşak, iki kıyısı zebercet ve kapları gümüşten olan bir nehir olduğu da söylenmiştir. İbn Abbâs'tan (radıyallâhu anhümâ) [onun] 'pek çok hayır' olduğu rivayet edilmiştir. Kendisine, 'İnsanlar onun cennette bir nehir olduğunu söylüyorlar' denilince; 'O da pek çok hayırdandır' demiştir.
16498. Metin
فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ (٢)
{ فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ } “Şimdi sen Rabbin için namaz kıl ve kurban kes!” (2)
16499. Metin
{فَصَلّ لِرَبّكَ} فاعبد ربك الذي أعزك بإعطائه وشرفك وصانك من منن الخلق مراغماً لقومك الذين يعبدون غير الله {وانحر} لوجهه وباسمه إذا نحرت مخالفاً لعبدة الأوثان في النحر لها
{ فَصَلِّ لِرَبِّكَ } Allah'tan başkasına tapan kavmine inat, bu ihsanıyla seni aziz kılan, şereflendiren ve mahlûkatın minnetinden koruyan Rabbine ibadet et. { وَانْحَرْ } Kurban kestiğin zaman, putlara kurban kesen putperestlere muhalefet ederek yalnız O'nun rızası için ve O'nun adıyla kes.
16500. Metin
إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْأَبْتَرُ (٣)
{ إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْأَبْتَرُ } “Asıl sonu kesik (ebter) olan, sana kin besleyendir.” (3)
16501. Metin
{إن شانئك} ان من أبغضك من قومك بمخالفتك لهم {هُوَ الابتر} المنقطع عن كل خير لا أنت لأن كل من يولد إلى يوم القيامة من المؤمنين فهم أولادك وأعقابك وذكرك مرفوع على المنابر وعلى لسان كل عالم وذاكر إلى آخر الدهر يبدأ بذكر الله ويثني بذكرك ولك في الآخرة مالا يدخل تحت الوصف فمثلك لا يقال له أبتر إنما الأبتر هو شانئك المنسي في الدنيا والآخرة قيل نزلت في العاص بن وائل سماه الأبتر والأبتر الذي لا عقب له وهو خبران وهو فصل
{ إِنَّ شَانِئَكَ } Şüphesiz onlara muhalefet ettiğin için kavminden sana kin besleyen kimse, { هُوَ الْأَبْتَرُ } her türlü hayırdan kesilmiş olandır; sen değilsin. Çünkü kıyamet gününe kadar doğacak müminlerin hepsi senin evlatların ve neslindir. Senin adın, zamanın sonuna kadar minberlerde, her âlimin ve zikredenin dilinde yüceltilmiştir; söze Allah'ın zikriyle başlanır ve ardından senin zikrinle devam edilir. Ahirette de senin için vasfedilemeyecek [nimetler] vardır. Dolayısıyla senin gibisine 'ebter' denilmez; asıl ebter, dünyada ve ahirette unutulup giden sana buğzedendir. [Bu ayetin], [Peygamber'e] 'ebter' adını takan el-Âs b. Vâil hakkında indiği söylenmiştir. Ebter, soyu kesik olan kimsedir. [Arapça gramer açısından buradaki 'hüve' zamiri ve 'el-ebter'] iki haberdir ya da [hüve] fasl zamiridir.