16322. Metin
سورة القدر مكية وقيل مدنية وهي خمس آيات
Kadir Suresi Mekkîdir; Medenî olduğu da söylenmiştir ve beş ayettir.
16323. Metin
﷽
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
16324. Metin
إِنَّا أَنْزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ (١)
{ إِنَّا أَنْزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ } "Şüphesiz biz onu Kadir Gecesi'nde indirdik."
16325. Metin
{إِنَّا أنزلناه فِى لَيْلَةِ القدر} عظم القرآن حيث أسند إنزاله إليه دون غيره وجاء بضميره دون اسمه الظاهر للاستغناء عن التنبيه عليه ورفع مقدار الوقت الذي أنزله فيه روي أنه أنزل جملة في ليلة القدر من اللوح المحفوظ إلى السماء الدنيا ثم كان ينزله جبريل على رسول الله ﷺ فى ثلاث عشرين سنة ومعنى ليلة القدر ليلة تقدير الأمور وقضائها والقدر بمعنى التقدير أو سميت بذلك لشرفها على سائر الليالي وهي ليلة السابع والعشرين من رمضان كذا روى أبو حنيفة ﵀ عن عاصم عن ذرأن أبيّ بن كعب كان يحلف على ليلة القدر أنها ليلة السابع والعشرين من رمضان وعليه الجمهور ولعل الداعي إلى إخفائها أن يحي من يريدها الليالي الكثيرة طلباً لموافقتها وهذا كإخفاء الصلاة الوسطى واسمه الأعظم وساعة الإجابة في الجمعة ورضاه في الطاعات وغضبه في المعاصي وفي الحديث من أدركها يقول اللهم إنك عفوٌّ تحب العفو فاعف عني
{ إِنَّا أنزلناه فِى لَيْلَةِ القدر } "Şüphesiz biz onu Kadir Gecesi'nde indirdik." İndirilmesini başkasına değil de bizzat Zâtına dayandırmakla ve ona işaret etmeye gerek kalmayacak kadar [bilinir olmasından dolayı] açık ismi yerine zamirini getirmekle Kur'ân'ı yüceltmiş, ayrıca onu indirdiği vaktin kadrini ve kıymetini de yükseltmiştir. Kur'ân'ın Kadir Gecesi'nde Levh-i Mahfuz'dan dünya semasına toptan indirildiği, sonra da Cibril'in onu Resûlullah'a sallallâhu aleyhi ve sellem yirmi üç yılda peyderpey indirdiği rivayet edilmiştir. Leyletü'l-Kadr'in anlamı; işlerin takdir edilip hükme bağlandığı gecedir. el-Kadr, takdir manasındadır. Ya da diğer gecelere olan üstünlük ve şerefinden dolayı böyle isimlendirilmiştir. O, Ramazan'ın yirmi yedinci gecesidir. Ebû Hanîfe rahimehullâh'ın Âsım'dan, onun da Zirr'den rivayet ettiğine göre Übey b. Ka'b Kadir Gecesi'nin Ramazan'ın yirmi yedinci gecesi olduğuna yemin ederdi; cumhurun görüşü de bu yöndedir. Onun gizli tutulmasının hikmeti, ona ulaşmak isteyen kimsenin o geceye denk gelme arzusuyla birçok geceyi ihya etmesi olabilir. Bu durum; orta namazın (salât-ı vustâ), İsm-i Âzam'ın, cuma günündeki icabet saatinin, O'nun rızasının taatlerde ve gazabının günahlarda gizlenmesi gibidir. Hadiste şöyle buyrulmuştur: O geceye erişen kimse, "Allah'ım! Şüphesiz sen çok affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle" desin.
16326. Metin
وَمَا أَدْرَاكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِ (٢)
{ وَمَا أَدْرَاكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِ } "Kadir Gecesi'nin ne olduğunu sen nereden bileceksin?"
16327. Metin
{وَمَا أَدْرَاكَ مَا لَيْلَةُ القدر} أي لم تبلغ درايتك غاية فضلها ثم بين له ذلك بقوله
{ وَمَا أَدْرَاكَ مَا لَيْلَةُ القدر } "Kadir Gecesi'nin ne olduğunu sen nereden bileceksin?" Yani senin bilgin onun faziletinin son noktasına ulaşamaz. Ardından şu buyruğuyla bunu ona açıklamıştır:
16328. Metin
لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ أَلْفِ شَهْرٍ (٣)
{ لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ أَلْفِ شَهْرٍ } "Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır."
16329. Metin
{لَيْلَةُ القدر خَيْرٌ مّنْ أَلْفِ شَهْرٍ} ليس فيها ليلة القدر وسبب ارتقاء فضلها إلى هذه الغاية ما يوجد فيها من تنزل الملائكة والروح وفصل كل أمر حكيم وذكر في تخصيص هذه المدة أن النبى ﵇ ذكر رجلا من بنى إسرائيل فبس السلاح في سبيل الله ألف شهر فعجب المؤمنون من ذلك وتقاصرت إليهم أعمالهم فأعطوا ليلة هى خير من مدة ذلك كالغازى
{ لَيْلَةُ القدر خَيْرٌ مّنْ أَلْفِ شَهْرٍ } "Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır." İçinde Kadir Gecesi bulunmayan [bin aydan]. Faziletinin bu dereceye yükselmesinin sebebi, o gecede meleklerin ve Rûh'un inmesi ve hikmetli her bir işin ayırt edilip belirlenmesidir. Bu sürenin tahsis edilmesi hakkında şu zikredilmiştir: Peygamber aleyhisselâm İsrâiloğulları'ndan Allah yolunda bin ay boyunca silah kuşanan bir adamı andı. Müminler buna hayret ettiler ve kendi amellerini yetersiz gördüler. Bunun üzerine onlara, o gazinin süresinden daha hayırlı olan bir gece verildi.
16330. Metin
تَنَزَّلُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِمْ مِنْ كُلِّ أَمْرٍ (٤)
{ تَنَزَّلُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِمْ مِنْ كُلِّ أَمْرٍ } "Melekler ve Rûh o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner."
16331. Metin
{تَنَزَّلُ الملائكة} إلى السماء الدنيا أو إلى الأرض {والروح} جبريل أو خلق من الملائكة لا تراهم الملائكة إلا تلك الليلة أو الرجمة {فِيهَا بِإِذْنِ رَبّهِم مّن كُلّ أَمْرٍ} أي تنزل من أجل كل أمر قضاه الله لتلك السنة إلى قابل وعليه وقف
{ تَنَزَّلُ الملائكة } "Melekler iner" dünya semasına veya yeryüzüne; { والروح } "ve Rûh da" Cibril veya meleklerin sadece o gece görebildiği meleklerden bir taife yahut rahmet; { فِيهَا بِإِذْنِ رَبّهِم مّن كُلّ أَمْرٍ } "o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için" yani Allah'ın o yıl için bir sonraki yıla kadar takdir ettiği her iş sebebiyle inerler. Bunun üzerinde vakıf yapılır.
16332. Metin
سَلَامٌ هِيَ حَتَّى مَطْلَعِ الْفَجْرِ (٥)
{ سَلَامٌ هِيَ حَتَّى مَطْلَعِ الْفَجْرِ } "O [gece], tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir."
16333. Metin
{سلام هي} ما هى إلاسلامة خبر ومبتدأ أي لا يقدّر الله فيها إلا السلامة والخير ويقتضى في غيرها بلاء وسلامة أو ما هي الاسلام لكثرة ما يسلمون على المؤمنين قيل لا يلقون مؤمناً ولا مؤمنة إلا سلموا عليه في تلك الليلة {حتى مَطْلَعِ الفجر} أي إلى وقت طلوع الفجر وبكسر اللام علي وخلف وقد حرم من السلام الذين كفروا والله أعلم
{ سلام هي } "O bir esenliktir" o ancak tam bir esenliktir; [bu ifade sırasıyla] haber ve mübtedadır (yüklem ve öznedir). Yani Allah o gecede sadece esenlik ve hayır takdir eder; diğer zamanlarda ise bela ve esenliği birlikte takdir eder. Veya müminlere çokça selam vermelerinden ötürü "o ancak selamdır" manasındadır. Denildi ki: O gecede karşılaştıkları her kadın ve erkek mümine mutlaka selam verirler. { حتى مَطْلَعِ الفجر } "tan yerinin ağarmasına kadar" yani fecrin doğuş vaktine kadar. Ali ve Halef lâm harfinin kesresiyle [Matli'] okumuşlardır. İnkâr edenler ise bu selamdan mahrum bırakılmıştır. Doğrusunu en iyi Allah bilir.