11595. Metin
{قل يا أيها الكافرون}
{قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ} “De ki: Ey kâfirler!”
11596. Metin
{لَا أَعْبُد} فِي الْحَال {مَا تَعْبُدُونَ} مِنْ الأصنام
Şu anda {لَا أَعْبُدُ} “kulluk etmem”, putlardan {مَا تَعْبُدُونَ} “sizin taptıklarınıza.”
11597. Metin
{وَلَا أَنْتُمْ عَابِدُونَ} فِي الْحَال {مَا أَعْبُد} وَهُوَ اللَّه تَعَالَى وَحْده
Şu anda {وَلَا أَنْتُمْ عَابِدُونَ} “Siz de kulluk ediciler değilsiniz”, {مَا أَعْبُدُ} “benim kulluk ettiğime” ki O da yalnızca Allah Teâlâ'dır.
11598. Metin
{وَلَا أَنَا عَابِد} فِي الِاسْتِقْبَال {مَا عَبَدْتُمْ}
Gelecekte de {وَلَا أَنَا عَابِدٌ} “Ben de kulluk edecek değilim”, {مَا عَبَدْتُمْ} “sizin tapmış olduklarınıza.”
11599. Metin
{وَلَا أَنْتُمْ عَابِدُونَ} فِي الِاسْتِقْبَال {مَا أَعْبُد} عَلِمَ اللَّه مِنْهُمْ أَنَّهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ وَإِطْلَاق مَا عَلَى اللَّه عَلَى وَجْه الْمُقَابَلَة
Gelecekte de {وَلَا أَنْتُمْ عَابِدُونَ} “Siz de kulluk edecek değilsiniz”, {مَا أَعْبُدُ} “benim kulluk ettiğime.” Allah onların iman etmeyeceklerini bilmiştir. Allah için [akıl sahipleri dışındakiler için kullanılan] “mâ” (مَا) edatının kullanılması ise mukabele (sözdeki uyum) kabilindendir.
11600. Metin
{لَكُمْ دِينكُمْ} الشِّرْك {وَلِيَ دِين} الْإِسْلَام وَهَذَا قَبْل أَنْ يُؤْمَر بِالْحَرْبِ وَحَذَفَ يَاء الْإِضَافَة الْقُرَّاء السَّبْعَة وَقْفًا وَوَصْلًا وَأَثْبَتَهَا يَعْقُوب فِي الحالين = ١١٠ سورة النصر
Şirk olan {لَكُمْ دِينُكُمْ} “Sizin dininiz size”, İslam olan {وَلِيَ دِينِ} “benim dinim de banadır.” Bu [hüküm], savaş ile emrolunmadan öncedir. Yedi kıraat imamı vakıf (durma) ve vasıl (geçiş) halinde ["dîniye"deki] izafet yâ'sını hazfetmiş (okumamış), Ya'kûb ise her iki durumda da onu sabit kılmıştır (okumuştur). = 110 Nasr Suresi