11601. Metin
{إِذَا جَاءَ نَصْر اللَّه} نَبِيّه ﷺ عَلَى أَعْدَائِهِ {وَالْفَتْح} فَتْح مَكَّة
{إِذَا جَاءَ نَصْر اللَّه} “Allah'ın yardımı geldiği zaman” Nebisine sallallâhu aleyhi ve sellem düşmanlarına karşı [olan yardımı] {وَالْفَتْح} “ve fetih [geldiği zaman]” Mekke'nin fethi,
11602. Metin
{وَرَأَيْت النَّاس يَدْخُلُونَ فِي دِين اللَّه} أَيْ الإسلام {أفواجا} جماعات بعد ما كَانَ يَدْخُل فِيهِ وَاحِد وَاحِد وَذَلِكَ بَعْد فَتْح مَكَّة جَاءَهُ الْعَرَب مِنْ أَقْطَار الْأَرْض طائعين
{وَرَأَيْت النَّاس يَدْخُلُونَ فِي دِين اللَّه} “ve insanların Allah'ın dinine girdiklerini gördüğün zaman” yani İslam'a, {أفواجا} “bölük bölük” daha önce birer birer girerken [artık] topluluklar halinde. Bu da Mekke'nin fethinden sonra idi; Araplar yeryüzünün dört bir yanından itaat ederek ona geldiler.
11603. Metin
{فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبّك} أَيْ مُتَلَبِّسًا بِحَمْدِهِ {وَاسْتَغْفِرْهُ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا} وَكَانَ ﷺ بَعْد نُزُول هَذِهِ السُّورَة يُكْثِر مِنْ قَوْل سُبْحَان اللَّه وَبِحَمْدِهِ أَسْتَغْفِر اللَّه وَأَتُوب إِلَيْهِ وَعَلِمَ بِهَا أَنَّهُ قَدْ اِقْتَرَبَ أَجَله وَكَانَ فَتْح مَكَّة فِي رَمَضَان سَنَة ثَمَان وَتُوُفِّيَ ﷺ فِي رَبِيع الأول سنة عشر = ١١١ سورة المسد
{فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبّك} “hemen Rabbini hamd ile tesbih et” yani O'na hamd ederek {وَاسْتَغْفِرْهُ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا} “ve O'ndan bağışlanma dile. Şüphesiz O, tevbeleri çokça kabul edendir.” [Nebi] sallallâhu aleyhi ve sellem bu surenin inişinden sonra çokça «Sübhânallâhi ve bi-hamdihî, estağfirullâhe ve etûbu ileyh» derdi. Bununla ecelinin yaklaşmış olduğunu anladı. Mekke'nin fethi sekizinci yılın Ramazan ayında idi; kendisi sallallâhu aleyhi ve sellem ise onuncu yılın Rebiülevvel ayında vefat etti. = 111 Mesed Suresi