Felak

Mahallî & Süyûtî · Arapça Orijinal Metin · AI Türkçe Çeviri

11613. Metin

{قُلْ أَعُوذ بِرَبِّ الْفَلَق} الصُّبْح

{قُلْ أَعُوذ بِرَبِّ الْفَلَق} “De ki: Sabahın Rabbine sığınırım” yani sabah vaktine,

11614. Metin

{مِنْ شَرّ مَا خَلَقَ} مِنْ حَيَوَان مُكَلَّف وَغَيْر مُكَلَّف وَجَمَاد كَالسُّمِّ وَغَيْر ذَلِكَ

{مِنْ شَرّ مَا خَلَقَ} “Yarattığı şeylerin şerrinden” [yani] mükellef olan ve mükellef olmayan canlılardan, zehir gibi cansız varlıklardan ve benzeri diğer şeylerden,

11615. Metin

{وَمِنْ شَرّ غَاسِق إِذَا وَقَبَ} أَيْ اللَّيْل إِذَا أَظْلَمَ وَالْقَمَر إِذَا غَابَ

{وَمِنْ شَرّ غَاسِق إِذَا وَقَبَ} “Ve karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden” yani karardığı vakit gecenin ve battığı vakit ayın [şerrinden],

11616. Metin

{وَمِنْ شَرّ النَّفَّاثَات} السَّوَاحِر تَنْفُث {فِي الْعُقَد} الَّتِي تَعْقِدهَا فِي الْخَيْط تَنْفُخ فِيهَا بِشَيْءٍ تَقُولهُ مِنْ غَيْر رِيق وَقَالَ الزَّمَخْشَرِيّ مَعَهُ كَبَنَاتِ لَبِيد الْمَذْكُور

{وَمِنْ شَرّ النَّفَّاثَات} “Ve üfleyenlerin şerrinden” yani büyücü kadınların; üflerler {فِي الْعُقَد} “düğümlere” ki ipe attıkları [düğümlere], tükürüksüz olarak söyledikleri bir şeyle onlara üflerler. ez-Zemahşerî [ise] adı geçen Lebîd'in kızları gibi tükürükle birlikte [üflediklerini] söylemiştir,

11617. Metin

{وَمِنْ شَرّ حَاسِد إِذَا حَسَدَ} أَظْهَر حَسَدَهُ وَعَمِلَ بِمُقْتَضَاهُ كَلَبِيد الْمَذْكُور مِنْ الْيَهُود الْحَاسِدِينَ لِلنَّبِيِّ ﷺ وَذِكْر الثَّلَاثَة الشَّامِل لَهَا مَا خَلَقَ بَعْده لِشِدَّةِ شَرّهَا = ١١٤ سورة الناس

{وَمِنْ شَرّ حَاسِد إِذَا حَسَدَ} “Ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden” [yani] hasedini açığa vurduğu ve onun gereğince amel ettiği zaman; tıpkı Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'i haset eden Yahudilerden olan adı geçen Lebîd gibi. “Yarattığı şeyler” [ifadesinin] kapsamına giren bu üç şeyin ondan sonra [ayrıca] zikredilmesi, şerlerinin şiddetinden dolayıdır. = 114 Nâs Suresi