536. Hadis
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ سَأَلَ أَبَا هُرَيْرَةَ كَيْفَ تُصَلِّي عَلَى الْجَنَازَةِ فَقَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ أَنَا لَعَمْرُ اللَّهِ، أُخْبِرُكَ أَتَّبِعُهَا، مِنْ أَهْلِهَا فَإِذَا وُضِعَتْ كَبَّرْتُ وَحَمِدْتُ اللَّهَ وَصَلَّيْتُ عَلَى نَبِيِّهِ ثُمَّ أَقُولُ اللَّهُمَّ إِنَّهُ عَبْدُكَ وَابْنُ عَبْدِكَ وَابْنُ أَمَتِكَ كَانَ يَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ وَأَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُكَ وَرَسُولُكَ وَأَنْتَ أَعْلَمُ بِهِ اللَّهُمَّ إِنْ كَانَ مُحْسِنًا فَزِدْ فِي إِحْسَانِهِ وَإِنْ كَانَ مُسِيئًا فَتَجَاوَزْ عَنْ سَيِّئَاتِهِ اللَّهُمَّ لاَ تَحْرِمْنَا أَجْرَهُ وَلاَ تَفْتِنَّا بَعْدَهُ .
Yahya bana Mâlik'ten anlattı; o Saîd b. Ebî Saîd el-Makburî'den; o babasından; o Ebu Hureyre'ye cenaze namazını nasıl kıldığını sordu. Ebu Hureyre şöyle dedi: "Allah'a yemin olsun ki sana (bunu) haber vereceğim. Cenazeyi ailesinden (itibaren) takip ederim. Cenaze (yere) konulunca tekbir getirir, Allah'a hamd eder ve Peygamberine salât getiririm. Sonra şöyle derim: Allah'ım! Bu senin kulundur, kulunun oğludur, cariyenin oğludur. Senden başka ilah olmadığına, Muhammed'in senin kulun ve elçin olduğuna şehadet ederdi. Sen onu (bizden) daha iyi bilirsin. Allah'ım! Eğer iyilik sahibi (muhsin) ise iyiliğini artır. Eğer kötülük sahibi (müsî) ise kötülüklerinden vazgeç (onu bağışla). Allah'ım! Onun ecrinden bizi mahrum etme ve ondan sonra bizi fitneye düşürme."