581. Hadis
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عُقْبَةَ، مَوْلَى الزُّبَيْرِ : أَنَّهُ سَأَلَ الْقَاسِمَ بْنَ مُحَمَّدٍ عَنْ مُكَاتَبٍ، لَهُ قَاطَعَهُ بِمَالٍ عَظِيمٍ هَلْ عَلَيْهِ فِيهِ زَكَاةٌ فَقَالَ الْقَاسِمُ : إِنَّ أَبَا بَكْرٍ الصِّدِّيقَ لَمْ يَكُنْ يَأْخُذُ مِنْ مَالٍ زَكَاةً حَتَّى يَحُولَ عَلَيْهِ الْحَوْلُ . قَالَ الْقَاسِمُ بْنُ مُحَمَّدٍ : وَكَانَ أَبُو بَكْرٍ إِذَا أَعْطَى النَّاسَ أَعْطِيَاتِهِمْ يَسْأَلُ الرَّجُلَ هَلْ عِنْدَكَ مِنْ مَالٍ وَجَبَتْ عَلَيْكَ فِيهِ الزَّكَاةُ فَإِذَا قَالَ : نَعَمْ، أَخَذَ مِنْ عَطَائِهِ زَكَاةَ ذَلِكَ الْمَالِ، وَإِنْ قَالَ : لاَ، أَسْلَمَ إِلَيْهِ عَطَاءَهُ وَلَمْ يَأْخُذْ مِنْهُ شَيْئًا .
Yahya bana anlattı; Mâlik'ten; Zübeyr'in azatlısı Muhammed b. Ukbe'den: O, Kâsım b. Muhammed'e, kendisiyle yüklü bir mal karşılığında anlaşma yaptığı mükatebi (özgürlük sözleşmesi yapmış kölesi) hakkında sordu: "Onun, bunda bir zekât (yükümlülüğü) var mıdır?" Kâsım dedi ki: "Ebu Bekir es-Sıddık, üzerinden bir yıl geçmedikçe maldan zekât almazdı." Kâsım b. Muhammed dedi ki: "Ebu Bekir, insanlara atiyelerini (ödeneklerini) verdiği zaman kişiye: 'Yanında, üzerine zekât gereken bir malın var mı?' diye sorardı. Eğer (kişi): 'Evet' derse, atiyesinden o malın zekâtını alırdı. Eğer: 'Hayır' derse, atiyesini ona teslim eder ve ondan bir şey almazdı."