582. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عُمَرَ بْنِ حُسَيْنٍ، عَنْ عَائِشَةَ بِنْتِ قُدَامَةَ، عَنْ أَبِيهَا، أَنَّهُ قَالَ : كُنْتُ إِذَا جِئْتُ عُثْمَانَ بْنَ عَفَّانَ أَقْبِضُ عَطَائِي سَأَلَنِي : هَلْ عِنْدَكَ مِنْ مَالٍ وَجَبَتْ عَلَيْكَ فِيهِ الزَّكَاةُ قَالَ فَإِنْ قُلْتُ : نَعَمْ أَخَذَ مِنْ عَطَائِي زَكَاةَ ذَلِكَ الْمَالِ، وَإِنْ قُلْتُ : لاَ، دَفَعَ إِلَىَّ عَطَائِي .
Ve bana Mâlik'ten anlattı; Ömer b. Hüseyin'den; Âişe bint Kudâme'den; babasından; dedi ki: "Osman b. Affan'a atiyemi (ödeneğimi) almak üzere geldiğimde bana: 'Yanında, üzerine zekât gereken bir malın var mı?' diye sorardı. Eğer: 'Evet' dersem, atiyemden o malın zekâtını alırdı. Eğer: 'Hayır' dersem, atiyemi bana verirdi."