Taharet Kitabı

Malik b. Enes · Muvatta Malik (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

114. Hadis

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ يَحْيَى بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ حَاطِبٍ، أَنَّهُ اعْتَمَرَ مَعَ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ فِي رَكْبٍ فِيهِمْ عَمْرُو بْنُ الْعَاصِ وَأَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ عَرَّسَ بِبَعْضِ الطَّرِيقِ قَرِيبًا مِنْ بَعْضِ الْمِيَاهِ فَاحْتَلَمَ عُمَرُ وَقَدْ كَادَ أَنْ يُصْبِحَ فَلَمْ يَجِدْ مَعَ الرَّكْبِ مَاءً فَرَكِبَ حَتَّى جَاءَ الْمَاءَ فَجَعَلَ يَغْسِلُ مَا رَأَى مِنْ ذَلِكَ الاِحْتِلاَمِ حَتَّى أَسْفَرَ فَقَالَ لَهُ عَمْرُو بْنُ الْعَاصِ أَصْبَحْتَ وَمَعَنَا ثِيَابٌ فَدَعْ ثَوْبَكَ يُغْسَلُ ‏.‏ فَقَالَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ وَاعَجَبًا لَكَ يَا عَمْرُو بْنَ الْعَاصِ لَئِنْ كُنْتَ تَجِدُ ثِيَابًا أَفَكُلُّ النَّاسِ يَجِدُ ثِيَابًا وَاللَّهِ لَوْ فَعَلْتُهَا لَكَانَتْ سُنَّةً بَلْ أَغْسِلُ مَا رَأَيْتُ وَأَنْضِحُ مَا لَمْ أَرَ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ فِي رَجُلٍ وَجَدَ فِي ثَوْبِهِ أَثَرَ احْتِلاَمٍ وَلاَ يَدْرِي مَتَى كَانَ وَلاَ يَذْكُرُ شَيْئًا رَأَى فِي مَنَامِهِ قَالَ لِيَغْتَسِلْ مِنْ أَحْدَثِ نَوْمٍ نَامَهُ فَإِنْ كَانَ صَلَّى بَعْدَ ذَلِكَ النَّوْمِ فَلْيُعِدْ مَا كَانَ صَلَّى بَعْدَ ذَلِكَ النَّوْمِ مِنْ أَجْلِ أَنَّ الرَّجُلَ رُبَّمَا احْتَلَمَ وَلاَ يَرَى شَيْئًا وَيَرَى وَلاَ يَحْتَلِمُ فَإِذَا وَجَدَ فِي ثَوْبِهِ مَاءً فَعَلَيْهِ الْغُسْلُ وَذَلِكَ أَنَّ عُمَرَ أَعَادَ مَا كَانَ صَلَّى لآخِرِ نَوْمٍ نَامَهُ وَلَمْ يُعِدْ مَا كَانَ قَبْلَهُ ‏.‏

Bana Mâlik anlattı; Hişâm b. Urve'den; babasından; Yahya b. Abdurrahman b. Hâtıb'tan rivayet edildiğine göre: "Yahya, içinde Amr b. el-Âs'ın da bulunduğu bir kafile ile birlikte Ömer b. el-Hattâb ile beraber umreye çıktı. Ömer b. el-Hattâb yolun bir yerinde, suların yakınında gece konakladı ve ihtilam oldu. Sabah olmak üzereydi ve kafilede su bulamadı. Hayvanına bindi ve suya kadar gitti. O ihtilamdan (elbisesinde) gördüğü izleri yıkamaya başladı, ortalık aydınlanmıştı. Amr b. el-Âs ona: 'Sabah oldu, yanımızda (yedek) elbiseler var. Elbiseni bırak (bizimkini giy), o yıkansın,' dedi. Ömer b. el-Hattâb şöyle cevap verdi: 'Şaşarım sana ey Amr b. el-Âs! Sen elbise bulabiliyorsun diye bütün insanlar elbise bulabilir mi? Vallahi eğer ben bunu yapsam, bu bir sünnet olurdu. Aksine ben, gördüğüm yeri yıkarım, görmediğim yere de su serperim.'" Mâlik, elbisesinde ihtilam izi bulan fakat ne zaman olduğunu bilmeyen ve rüyasında bir şey gördüğünü hatırlamayan kişi hakkında şöyle dedi: "En son uyuduğu uykudan dolayı gusletsin. Eğer o uykudan sonra namaz kılmışsa, o uykudan sonra kıldığı namazları iade etsin. Çünkü kişi bazen ihtilam olur ama (rüyasında) bir şey görmez; bazen de görür ama (gerçekte) ihtilam olmaz. Eğer elbisesinde ıslaklık bulursa gusletmesi gerekir. Nitekim Ömer (b. el-Hattâb da) en son uyuduğu uykudan dolayı kıldığı namazı iade etti, ondan öncekileri iade etmedi."