Taharet Kitabı

Malik b. Enes · Muvatta Malik (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

36. Hadis

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ طَحْلاَءَ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ أَبَاهُ، حَدَّثَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، يَتَوَضَّأُ بِالْمَاءِ لِمَا تَحْتَ إِزَارِهِ ‏.‏ قَالَ يَحْيَى سُئِلَ مَالِكٌ عَنْ رَجُلٍ تَوَضَّأَ فَنَسِيَ فَغَسَلَ وَجْهَهُ قَبْلَ أَنْ يَتَمَضْمَضَ أَوْ غَسَلَ ذِرَاعَيْهِ قَبْلَ أَنْ يَغْسِلَ وَجْهَهُ فَقَالَ أَمَّا الَّذِي غَسَلَ وَجْهَهُ قَبْلَ أَنْ يَتَمَضْمَضَ فَلْيُمَضْمِضْ وَلاَ يُعِدْ غَسْلَ وَجْهِهِ وَأَمَّا الَّذِي غَسَلَ ذِرَاعَيْهِ قَبْلَ وَجْهِهِ فَلْيَغْسِلْ وَجْهَهُ ثُمَّ لِيُعِدْ غَسْلَ ذِرَاعَيْهِ حَتَّى يَكُونَ غَسْلُهُمَا بَعْدَ وَجْهِهِ إِذَا كَانَ ذَلِكَ فِي مَكَانِهِ أَوْ بِحَضْرَةِ ذَلِكَ ‏.‏ قَالَ يَحْيَى وَسُئِلَ مَالِكٌ عَنْ رَجُلٍ نَسِيَ أَنْ يَتَمَضْمَضَ وَيَسْتَنْثِرَ حَتَّى صَلَّى قَالَ لَيْسَ عَلَيْهِ أَنْ يُعِيدَ صَلاَتَهُ وَلْيُمَضْمِضْ وَيَسْتَنْثِرْ مَا يَسْتَقْبِلُ إِنْ كَانَ يُرِيدُ أَنْ يُصَلِّيَ ‏.‏

Bana Mâlik'ten; Yahya b. Muhammed b. Tahlâ'dan; Osman b. Abdurrahman'dan [nakledildiğine göre] babası ona anlattı ki: O, Ömer b. el-Hattâb'ın, izarının altı (avret yeri temizliği) için su ile abdest aldığını (temizlendiğini) işitti. Yahya dedi ki: Mâlik'e, abdest alırken unutup ağzına su vermeden önce yüzünü yıkayan veya yüzünü yıkamadan önce kollarını yıkayan adam hakkında soruldu. (Mâlik) şöyle dedi: “Ağzına su vermeden önce yüzünü yıkayan kimse ağzına su versin; yüzünü yıkamayı iade etmesine (tekrarlamasına) gerek yoktur. Yüzünden önce kollarını yıkayan kimse ise, yüzünü yıkasın, sonra kollarını yıkamayı iade etsin ki kolların yıkanması yüzün yıkanmasından sonra olsun. (Tabi bu) eğer (hala) yerindeyse veya o ana yakın bir zamandaysa (geçerlidir).” Yahya dedi ki: Yine Mâlik'e, ağzına su vermeyi ve burnuna su çekmeyi unutup (öylece) namaz kılan adam hakkında soruldu. Şöyle dedi: “Namazını iade etmesi gerekmez. Eğer (başka bir) namaz kılmak istiyorsa, gelecekteki (namazları) için ağzına su versin ve burnuna su çeksin.”