800. Hadis
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ قَالَ الْمُحْصَرُ بِمَرَضٍ لاَ يَحِلُّ حَتَّى يَطُوفَ بِالْبَيْتِ وَيَسْعَى بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ فَإِذَا اضْطُرَّ إِلَى لُبْسِ شَىْءٍ مِنَ الثِّيَابِ الَّتِي لاَ بُدَّ لَهُ مِنْهَا أَوِ الدَّوَاءِ صَنَعَ ذَلِكَ وَافْتَدَى .
Bana Yahya anlattı; Mâlik'ten; İbn Şihâb'dan; Sâlim b. Abdullah'tan; Abdullah b. Ömer'den [nakledildiğine göre] o şöyle dedi: "Hastalık sebebiyle (hactan) alıkonulan kişi, Beyt'i tavaf edip Safa ile Merve arasında sa'y etmedikçe ihramdan çıkamaz. Eğer mutlaka giymesi gereken elbiselerden bir şeyi giymek veya ilaç kullanmak zorunda kalırsa, bunu yapar ve fidye verir."