854. Hadis
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ صَاحِبَ، هَدْىِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ أَصْنَعُ بِمَا عَطِبَ مِنَ الْهَدْىِ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " كُلُّ بَدَنَةٍ عَطِبَتْ مِنَ الْهَدْىِ فَانْحَرْهَا ثُمَّ أَلْقِ قِلاَدَتَهَا فِي دَمِهَا ثُمَّ خَلِّ بَيْنَهَا وَبَيْنَ النَّاسِ يَأْكُلُونَهَا " .
Bana Yahya anlattı; o Malik'ten; o Hişam b. Urve'den; o babasından rivayet edildiğine göre: Resulullah'ın (s.a.s.) kurbanlıklarından (hedy) sorumlu olan kişi: "Ey Allah'ın Resulü! Kurbanlıklardan yolda sakatlanan (veya yorilip kalan) olursa ne yapayım?" diye sordu. Resulullah (s.a.s.) ona şöyle buyurdu: "Kurbanlık (hedy) develerinden (bedene) hangisi yolda kalırsa onu boğazla, gerdanlığını (çıkarıp) kanına batır, sonra onu insanlara bırak, yesinler."