Hac Kitabı

Malik b. Enes · Muvatta Malik (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

860. Hadis

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّهُ سَمِعَ سَعِيدَ بْنَ الْمُسَيَّبِ، يَقُولُ مَا تَرَوْنَ فِي رَجُلٍ وَقَعَ بِامْرَأَتِهِ وَهُوَ مُحْرِمٌ فَلَمْ يَقُلْ لَهُ الْقَوْمُ شَيْئًا فَقَالَ سَعِيدٌ إِنَّ رَجُلاً وَقَعَ بِامْرَأَتِهِ وَهُوَ مُحْرِمٌ فَبَعَثَ إِلَى الْمَدِينَةِ يَسْأَلُ عَنْ ذَلِكَ فَقَالَ بَعْضُ النَّاسِ يُفَرَّقُ بَيْنَهُمَا إِلَى عَامٍ قَابِلٍ ‏.‏ فَقَالَ سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ لِيَنْفُذَا لِوَجْهِهِمَا فَلْيُتِمَّا حَجَّهُمَا الَّذِي أَفْسَدَاهُ فَإِذَا فَرَغَا رَجَعَا فَإِنْ أَدْرَكَهُمَا حَجٌّ قَابِلٌ فَعَلَيْهِمَا الْحَجُّ وَالْهَدْىُ وَيُهِلاَّنِ مِنْ حَيْثُ أَهَلاَّ بِحَجِّهِمَا الَّذِي أَفْسَدَاهُ ‏.‏ وَيَتَفَرَّقَانِ حَتَّى يَقْضِيَا حَجَّهُمَا ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ يُهْدِيَانِ جَمِيعًا بَدَنَةً بَدَنَةً ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ فِي رَجُلٍ وَقَعَ بِامْرَأَتِهِ فِي الْحَجِّ مَا بَيْنَهُ وَبَيْنَ أَنْ يَدْفَعَ مِنْ عَرَفَةَ وَيَرْمِيَ الْجَمْرَةَ إِنَّهُ يَجِبُ عَلَيْهِ الْهَدْىُ وَحَجُّ قَابِلٍ قَالَ فَإِنْ كَانَتْ إِصَابَتُهُ أَهْلَهُ بَعْدَ رَمْىِ الْجَمْرَةِ فَإِنَّمَا عَلَيْهِ أَنْ يَعْتَمِرَ وَيُهْدِيَ وَلَيْسَ عَلَيْهِ حَجُّ قَابِلٍ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ وَالَّذِي يُفْسِدُ الْحَجَّ أَوِ الْعُمْرَةَ حَتَّى يَجِبَ عَلَيْهِ فِي ذَلِكَ الْهَدْىُ فِي الْحَجِّ أَوِ الْعُمْرَةِ الْتِقَاءُ الْخِتَانَيْنِ وَإِنْ لَمْ يَكُنْ مَاءٌ دَافِقٌ ‏.‏ قَالَ وَيُوجِبُ ذَلِكَ أَيْضًا الْمَاءُ الدَّافِقُ إِذَا كَانَ مِنْ مُبَاشَرَةٍ فَأَمَّا رَجُلٌ ذَكَرَ شَيْئًا حَتَّى خَرَجَ مِنْهُ مَاءٌ دَافِقٌ فَلاَ أَرَى عَلَيْهِ شَيْئًا وَلَوْ أَنَّ رَجُلاً قَبَّلَ امْرَأَتَهُ وَلَمْ يَكُنْ مِنْ ذَلِكَ مَاءٌ دَافِقٌ لَمْ يَكُنْ عَلَيْهِ فِي الْقُبْلَةِ إِلاَّ الْهَدْىُ وَلَيْسَ عَلَى الْمَرْأَةِ الَّتِي يُصِيبُهَا زَوْجُهَا وَهِيَ مُحْرِمَةٌ مِرَارًا فِي الْحَجِّ أَوِ الْعُمْرَةِ وَهِيَ لَهُ فِي ذَلِكَ مُطَاوِعَةٌ إِلاَّ الْهَدْىُ وَحَجُّ قَابِلٍ إِنْ أَصَابَهَا فِي الْحَجِّ وَإِنْ كَانَ أَصَابَهَا فِي الْعُمْرَةِ فَإِنَّمَا عَلَيْهَا قَضَاءُ الْعُمْرَةِ الَّتِي أَفْسَدَتْ وَالْهَدْىُ ‏.‏

Bana Yahya anlattı; o Malik'ten; o Yahya b. Said'den rivayet edildiğine göre; o Said b. el-Müseyyeb'i şöyle derken işitmiştir: "İhramlı iken eşiyle cinsel ilişkide bulunan bir adam hakkında ne dersiniz?" (Orada bulunan) topluluk ona bir cevap vermedi. Bunun üzerine Said şöyle dedi: "Bir adam ihramlı iken eşiyle cinsel ilişkide bulundu ve bu durumu sormak için Medine'ye (bir elçi) gönderdi. İnsanların bazıları: 'Gelecek yıla kadar birbirlerinden ayrılırlar' dedi. Said b. el-Müseyyeb ise şöyle dedi: 'Yollarına devam edip ifsat ettikleri o haclarını tamamlasınlar. Hac bitince dönsünler. Gelecek sene hacca yetişirlerse hac ve hedy (kurban) onlara vacip olur. İfsat ettikleri hac için nereden ihrama girdilerse (kaza haccı için de) oradan ihrama girsinler. Haclarını tamamlayıncaya kadar da (birbirlerinden) ayrı dursunlar.'" Malik dedi ki: "Her ikisi de birer deve (bedene) kurban ederler." Malik, hacda iken Arafat'tan (Müzdelife'ye) akın etme ile Cemre'yi taşlama arasında eşiyle cinsel ilişkide bulunan kimse hakkında şöyle dedi: "Bu kimseye hedy (kurban) ve gelecek sene haccı kaza etmek gerekir. Şayet eşiyle ilişkisi Cemre'yi taşladıktan sonra olmuşsa, sadece umre yapması ve hedy kesmesi gerekir; gelecek sene haccı kaza etmesi gerekmez." Malik dedi ki: "Haccı veya umreyi ifsat edip hedy kurbanını gerektiren şey, boşalma olmasa bile sünnet yerlerinin birleşmesidir (cinsel ilişkidir)." (Malik devamla) dedi ki: "Öpme ve oynaşma (mübaşeret) sonucu boşalma olursa bu da (haccı) ifsat eder. Ancak bir adam (cinsel bir şey) düşünüp de boşalırsa, ona bir şey gerekmediği görüşündeyim. Bir adam eşini öper de boşalma olmazsa, bu öpmeden dolayı ona sadece hedy (kurban) gerekir. Kocası hac veya umrede ihramlı iken kendisiyle defalarca ilişkiye giren ve buna rıza gösteren kadına gelince; eğer bu hacda olmuşsa ona sadece hedy ve gelecek sene haccı kaza etmek gerekir. Eğer umrede olmuşsa, ifsat ettiği umreyi kaza etmesi ve hedy kesmesi gerekir."