865. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ سَمِعَ رَبِيعَةَ بْنَ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، يَقُولُ فِي ذَلِكَ مِثْلَ قَوْلِ عِكْرِمَةَ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ . قَالَ مَالِكٌ وَذَلِكَ أَحَبُّ مَا سَمِعْتُ إِلَىَّ فِي ذَلِكَ . وَسُئِلَ مَالِكٌ عَنْ رَجُلٍ نَسِيَ الإِفَاضَةَ حَتَّى خَرَجَ مِنْ مَكَّةَ وَرَجَعَ إِلَى بِلاَدِهِ فَقَالَ أَرَى إِنْ لَمْ يَكُنْ أَصَابَ النِّسَاءَ فَلْيَرْجِعْ فَلْيُفِضْ وَإِنْ كَانَ أَصَابَ النِّسَاءَ فَلْيَرْجِعْ فَلْيُفِضْ ثُمَّ لِيَعْتَمِرْ وَلْيُهْدِ وَلاَ يَنْبَغِي لَهُ أَنْ يَشْتَرِيَ هَدْيَهُ مِنْ مَكَّةَ وَيَنْحَرَهُ بِهَا وَلَكِنْ إِنْ لَمْ يَكُنْ سَاقَهُ مَعَهُ مِنْ حَيْثُ اعْتَمَرَ فَلْيَشْتَرِهِ بِمَكَّةَ ثُمَّ لِيُخْرِجْهُ إِلَى الْحِلِّ فَلْيَسُقْهُ مِنْهُ إِلَى مَكَّةَ ثُمَّ يَنْحَرُهُ بِهَا .
Bana Yahya anlattı; o Malik'ten rivayet edildiğine göre; o, Rebia b. Ebi Abdurrahman'ın bu konuda İkrime'nin İbn Abbas'tan naklettiği görüşün aynısını söylediğini işitmiştir. Malik dedi ki: "Bu konuda işittiklerimden en çok hoşuma giden görüş budur." Malik'e, ifaza tavafını (ziyaret tavafını) unutup Mekke'den ayrılan ve memleketine dönen bir adamın durumu soruldu. Şöyle cevap verdi: "Eğer (bu süre içinde) kadınlarla ilişkiye girmemişse, geri döner ve ifaza tavafını yapar. Eğer kadınlarla ilişkiye girmişse, geri döner, ifaza tavafını yapar, sonra umre yapar ve kurban (hedy) keser. Kurbanını Mekke'den satın alıp orada kesmesi uygun olmaz. Ancak umre için ihrama girdiği yerden kurbanını beraberinde getirmemişse, onu Mekke'den satın alır, sonra Hıll bölgesine (Harem sınırları dışına) çıkarır, oradan Mekke'ye sürer ve orada boğazlar."