902. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ مُوسَى بْنِ عُقْبَةَ، عَنْ كُرَيْبٍ، مَوْلَى ابْنِ عَبَّاسٍ عَنْ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ، أَنَّهُ سَمِعَهُ يَقُولُ دَفَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ عَرَفَةَ حَتَّى إِذَا كَانَ بِالشِّعْبِ نَزَلَ فَبَالَ فَتَوَضَّأَ فَلَمْ يُسْبِغِ الْوُضُوءَ فَقُلْتُ لَهُ الصَّلاَةَ يَا رَسُولَ اللَّهِ . فَقَالَ " الصَّلاَةُ أَمَامَكَ " . فَرَكِبَ فَلَمَّا جَاءَ الْمُزْدَلِفَةَ نَزَلَ فَتَوَضَّأَ فَأَسْبَغَ الْوُضُوءَ ثُمَّ أُقِيمَتِ الصَّلاَةُ فَصَلَّى الْمَغْرِبَ ثُمَّ أَنَاخَ كُلُّ إِنْسَانٍ بَعِيرَهُ فِي مَنْزِلِهِ ثُمَّ أُقِيمَتِ الْعِشَاءُ فَصَلاَّهَا وَلَمْ يُصَلِّ بَيْنَهُمَا شَيْئًا .
Ve bana Mâlik'ten; Mûsâ b. Ukbe'den; İbn Abbas'ın azatlısı Kureyb'den; Üsâme b. Zeyd'den [nakledildiğine göre] o, Üsâme'yi şöyle derken işitmiştir: “Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Arafat'tan hareket etti. Şi'b (denilen geçide) gelince indi, küçük abdestini bozdu. Sonra abdest aldı fakat abdesti hafif tuttu. Kendisine: ‘Namaz(ı kılalım mı) ey Allah'ın Rasûlü!’ dedim. Buyurdu ki: ‘Namaz önündedir.’ Sonra bindi. Müzdelife'ye gelince indi, abdest aldı ve abdesti tam aldı. Sonra kamet getirildi ve akşam namazını kıldı. Sonra herkes devesini kendi konak yerine çöktürdü. Sonra yatsı için kamet getirildi, onu da kıldı. İkisi arasında hiçbir şey (nafile namaz) kılmadı.”