919. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ سَأَلَ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ الْقَاسِمِ مِنْ أَيْنَ كَانَ الْقَاسِمُ يَرْمِي جَمْرَةَ الْعَقَبَةِ فَقَالَ مِنْ حَيْثُ تَيَسَّرَ . قَالَ يَحْيَى سُئِلَ مَالِكٌ هَلْ يُرْمَى عَنِ الصَّبِيِّ وَالْمَرِيضِ فَقَالَ نَعَمْ وَيَتَحَرَّى الْمَرِيضُ حِينَ يُرْمَى عَنْهُ فَيُكَبِّرُ وَهُوَ فِي مَنْزِلِهِ وَيُهَرِيقُ دَمًا فَإِنْ صَحَّ الْمَرِيضُ فِي أَيَّامِ التَّشْرِيقِ رَمَى الَّذِي رُمِيَ عَنْهُ وَأَهْدَى وُجُوبًا . قَالَ مَالِكٌ لاَ أَرَى عَلَى الَّذِي يَرْمِي الْجِمَارَ أَوْ يَسْعَى بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ وَهُوَ غَيْرُ مُتَوَضِّئٍ إِعَادَةً وَلَكِنْ لاَ يَتَعَمَّدُ ذَلِكَ .
Ve bana Mâlik'ten; Abdurrahman b. el-Kâsım'a, Kâsım'ın Akabe cemresine nereden taş attığını sorduğu; onun da: “Kolayına gelen yerden” dediği [nakledildi]. Yahya dedi ki: Mâlik'e; “Çocuk ve hasta adına taş atılır mı?” diye soruldu. Mâlik dedi ki: “Evet. Hasta olan kimse, kendi adına taş atılacağı zamanı kollar ve konak yerinde olduğu halde tekbir getirir; ayrıca bir kan (kurban) akıtır. Şayet hasta, Teşrik günlerinde iyileşirse, kendi adına atılan taşları (yeniden) atar ve vacip olarak bir kurban (hedy) keser.” Mâlik dedi ki: “Cemrelere taş atanın veya Safa ile Merve arasında sa'y edenin abdestsiz olması durumunda (bu ibadetleri) iade etmesi gerektiğini düşünmüyorum; ancak bunu kasten yapmamalıdır.”