1030. Hadis
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، ضَحَّى مَرَّةً بِالْمَدِينَةِ . قَالَ نَافِعٌ فَأَمَرَنِي أَنْ أَشْتَرِيَ لَهُ كَبْشًا فَحِيلاً أَقْرَنَ ثُمَّ أَذْبَحَهُ يَوْمَ الأَضْحَى فِي مُصَلَّى النَّاسِ . قَالَ نَافِعٌ فَفَعَلْتُ ثُمَّ حُمِلَ إِلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ فَحَلَقَ رَأْسَهُ حِينَ ذُبِحَ الْكَبْشُ وَكَانَ مَرِيضًا لَمْ يَشْهَدِ الْعِيدَ مَعَ النَّاسِ . قَالَ نَافِعٌ وَكَانَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ يَقُولُ لَيْسَ حِلاَقُ الرَّأْسِ بِوَاجِبٍ عَلَى مَنْ ضَحَّى . وَقَدْ فَعَلَهُ ابْنُ عُمَرَ .
Yahya bana Mâlik'ten, o da Nâfi'den anlattı: Abdullah b. Ömer Medine'de bir defasında kurban kesti. Nâfi dedi ki: Bana kendisi için boynuzlu bir damızlık koç satın almamı ve onu Kurban Bayramı günü insanların namazgâhında kesmemi emretti. Nâfi dedi ki: Ben de (böyle) yaptım. Sonra (kurban) Abdullah b. Ömer'e taşındı. Koç kesildiği zaman o da başını tıraş etti. O sırada hastaydı ve bayram namazına insanlarla birlikte katılamamıştı. Nâfi dedi ki: Abdullah b. Ömer: "Kurban kesen kimseye başını tıraş etmek vacip değildir" derdi. Fakat İbn Ömer bunu yapmıştır.