1073. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، أَنَّ أَبَاهُ، عُرْوَةَ بْنَ الزُّبَيْرِ كَانَ يَعُقُّ عَنْ بَنِيهِ الذُّكُورِ، وَالإِنَاثِ، بِشَاةٍ شَاةٍ . قَالَ مَالِكٌ الأَمْرُ عِنْدَنَا فِي الْعَقِيقَةِ أَنَّ مَنْ عَقَّ فَإِنَّمَا يَعُقُّ عَنْ وَلَدِهِ بِشَاةٍ شَاةٍ الذُّكُورِ وَالإِنَاثِ وَلَيْسَتِ الْعَقِيقَةُ بِوَاجِبَةٍ وَلَكِنَّهَا يُسْتَحَبُّ الْعَمَلُ بِهَا وَهِيَ مِنَ الأَمْرِ الَّذِي لَمْ يَزَلْ عَلَيْهِ النَّاسُ عِنْدَنَا فَمَنْ عَقَّ عَنْ وَلَدِهِ فَإِنَّمَا هِيَ بِمَنْزِلَةِ النُّسُكِ وَالضَّحَايَا لاَ يَجُوزُ فِيهَا عَوْرَاءُ وَلاَ عَجْفَاءُ وَلاَ مَكْسُورَةٌ وَلاَ مَرِيضَةٌ وَلاَ يُبَاعُ مِنْ لَحْمِهَا شَىْءٌ وَلاَ جِلْدُهَا وَيُكْسَرُ عِظَامُهَا وَيَأْكُلُ أَهْلُهَا مِنْ لَحْمِهَا وَيَتَصَدَّقُونَ مِنْهَا وَلاَ يُمَسُّ الصَّبِيُّ بِشَىْءٍ مِنْ دَمِهَا .
Bana Mâlik'ten; Hişâm b. Urve'den anlattı ki babası Urve b. ez-Zübeyr, erkek ve kız çocukları için birer koyun ile akîka yapardı. Mâlik dedi ki: "Bizdeki (Medine'deki) uygulama şöyledir: Kim akîka keserse, erkek ve kız çocukları için birer koyun ile akîka keser. Akîka vacip değildir, ancak uygulanması müstehaptır (hoş görülür) ve bizde insanların daima uygulaya geldiği bir iştir. Kim çocuğu için akîka keserse, o da kurbanlar (nüsük ve dahâyâ) hükmündedir; kör, zayıf/cılız, (kemikleri) kırık ve hasta olanı caiz olmaz. Etinden ve derisinden hiçbir şey satılmaz. Kemikleri kırılır. Sahipleri etinden yer ve ondan sadaka verirler. Çocuğa onun kanından hiçbir şey sürülmez."