1118. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، وَعَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، أَنَّ طُلَيْحَةَ الأَسَدِيَّةَ، كَانَتْ تَحْتَ رُشَيْدٍ الثَّقَفِيِّ فَطَلَّقَهَا فَنَكَحَتْ فِي عِدَّتِهَا فَضَرَبَهَا عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ وَضَرَبَ زَوْجَهَا بِالْمِخْفَقَةِ ضَرَبَاتٍ وَفَرَّقَ بَيْنَهُمَا ثُمَّ قَالَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ أَيُّمَا امْرَأَةٍ نَكَحَتْ فِي عِدَّتِهَا فَإِنْ كَانَ زَوْجُهَا الَّذِي تَزَوَّجَهَا لَمْ يَدْخُلْ بِهَا فُرِّقَ بَيْنَهُمَا ثُمَّ اعْتَدَّتْ بَقِيَّةَ عِدَّتِهَا مِنْ زَوْجِهَا الأَوَّلِ ثُمَّ كَانَ الآخَرُ خَاطِبًا مِنَ الْخُطَّابِ وَإِنْ كَانَ دَخَلَ بِهَا فُرِّقَ بَيْنَهُمَا ثُمَّ اعْتَدَّتْ بَقِيَّةَ عِدَّتِهَا مِنَ الأَوَّلِ ثُمَّ اعْتَدَّتْ مِنَ الآخَرِ ثُمَّ لاَ يَجْتَمِعَانِ أَبَدًا . قَالَ
Bana Mâlik'ten anlattı; İbn Şihâb'dan; o Saîd b. el-Müseyyeb'den ve Süleyman b. Yesâr'dan anlattı: Tuleyha el-Esediyye, Ruşeyd es-Sekafî ile evliydi. Ruşeyd onu boşadı. Tuleyha (henüz) iddeti içindeyken evlendi. Ömer b. el-Hattâb (bunu duyunca) kadına ve kocasına kamçı ile birkaç defa vurdu ve aralarını ayırdı. Sonra Ömer b. el-Hattâb şöyle dedi: "İddeti içinde evlenen herhangi bir kadın; eğer kendisiyle evlenen koca onunla zifafa girmemişse, araları ayrılır. Sonra kadın ilk kocasından kalan iddetini tamamlar. Ardından diğer adam da (yeniden) talip olanlardan biri olabilir. Ancak adam onunla zifafa girmişse, araları ayrılır. Kadın önce ilk kocasından kalan iddetini tamamlar, sonra diğerinden dolayı iddet bekler. Daha sonra ise (ceza olarak) ikisi ebediyen bir araya gelemezler."