1138. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّ أُمَّ حَكِيمٍ بِنْتَ الْحَارِثِ بْنِ هِشَامٍ، وَكَانَتْ، تَحْتَ عِكْرِمَةَ بْنِ أَبِي جَهْلٍ فَأَسْلَمَتْ يَوْمَ الْفَتْحِ وَهَرَبَ زَوْجُهَا عِكْرِمَةُ بْنُ أَبِي جَهْلٍ مِنَ الإِسْلاَمِ حَتَّى قَدِمَ الْيَمَنَ فَارْتَحَلَتْ أُمُّ حَكِيمٍ حَتَّى قَدِمَتْ عَلَيْهِ بِالْيَمَنِ فَدَعَتْهُ إِلَى الإِسْلاَمِ فَأَسْلَمَ وَقَدِمَ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَامَ الْفَتْحِ فَلَمَّا رَآهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَثَبَ إِلَيْهِ فَرِحًا وَمَا عَلَيْهِ رِدَاءٌ حَتَّى بَايَعَهُ فَثَبَتَا عَلَى نِكَاحِهِمَا ذَلِكَ . قَالَ مَالِكٌ وَإِذَا أَسْلَمَ الرَّجُلُ قَبْلَ امْرَأَتِهِ وَقَعَتِ الْفُرْقَةُ بَيْنَهُمَا إِذَا عُرِضَ عَلَيْهَا الإِسْلاَمُ فَلَمْ تُسْلِمْ لأَنَّ اللَّهَ تَبَارَكَ وَتَعَالَى يَقُولُ فِي كِتَابِهِ {وَلاَ تُمْسِكُوا بِعِصَمِ الْكَوَافِرِ}.
Bana Mâlik'ten anlattı; İbn Şihâb'dan; (şöyle rivayet edildi): Hâris b. Hişâm'ın kızı Ümmü Hakîm, İkrime b. Ebî Cehil ile evliydi. Fetih günü Müslüman oldu. Kocası İkrime b. Ebî Cehil ise İslam'dan kaçarak Yemen'e kadar gitti. Ümmü Hakîm yola çıktı ve Yemen'de onun yanına vardı. Onu İslam'a davet etti, o da Müslüman oldu. Fetih yılında Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in huzuruna geldi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem onu görünce sevincinden, üzerinde ridası olmadığı halde (aceleyle) ona doğru sıçradı (kalktı) ve onunla biatleşti. (İkrime ve Ümmü Hakîm) o (eski) nikahları üzere sabit kaldılar. Mâlik dedi ki: "Eğer erkek karısından önce Müslüman olursa ve kadına İslam arz edilip de kabul etmezse araları ayrılır. Çünkü Allah Tebâreke ve Teâlâ kitabında: { Kâfir kadınların ismetlerini (nikah bağlarını) tutmayın } "Mümtehine, 10" buyurmaktadır."