1197. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ سَمِعَ رَبِيعَةَ بْنَ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، يَقُولُ بَلَغَنِي أَنَّ امْرَأَةَ، عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ سَأَلَتْهُ أَنْ يُطَلِّقَهَا فَقَالَ إِذَا حِضْتِ ثُمَّ طَهُرْتِ فَآذِنِينِي فَلَمْ تَحِضْ حَتَّى مَرِضَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَوْفٍ فَلَمَّا طَهُرَتْ آذَنَتْهُ فَطَلَّقَهَا الْبَتَّةَ أَوْ تَطْلِيقَةً لَمْ يَكُنْ بَقِيَ لَهُ عَلَيْهَا مِنَ الطَّلاَقِ غَيْرُهَا وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَوْفٍ يَوْمَئِذٍ مَرِيضٌ فَوَرَّثَهَا عُثْمَانُ بْنُ عَفَّانَ مِنْهُ بَعْدَ انْقِضَاءِ عِدَّتِهَا .
Bana Mâlik'ten anlattı; Rebîa b. Ebî Abdurrahman'ın şöyle dediğini işitti: Bana ulaştığına göre Abdurrahman b. Avf'ın karısı kendisini boşamasını istedi. Abdurrahman ona: "Hayız görüp temizlendiğinde bana haber ver" dedi. Abdurrahman b. Avf hastalanıncaya kadar kadın hayız görmedi. Temizlendiğinde ona haber verdi. Abdurrahman da o gün hasta olduğu halde onu "el-bette" (kesin) talakla -veya kalan son talak hakkıyla- boşadı. Buna rağmen Osman b. Affân, iddeti bittikten sonra bile kadını ona mirasçı kıldı.