1234. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ سَأَلَ ابْنَ شِهَابٍ مَتَى يُضْرَبُ لَهُ الأَجَلُ أَمِنْ يَوْمِ يَبْنِي بِهَا أَمْ مِنْ يَوْمِ تُرَافِعُهُ إِلَى السُّلْطَانِ فَقَالَ بَلْ مِنْ يَوْمِ تُرَافِعُهُ إِلَى السُّلْطَانِ . قَالَ مَالِكٌ فَأَمَّا الَّذِي قَدْ مَسَّ امْرَأَتَهُ ثُمَّ اعْتَرَضَ عَنْهَا فَإِنِّي لَمْ أَسْمَعْ أَنَّهُ يُضْرَبُ لَهُ أَجَلٌ وَلاَ يُفَرَّقُ بَيْنَهُمَا .
Bana Mâlik'ten anlattı; o İbn Şihâb'a sordu: "(İktidarsız koca için) süre ne zaman başlatılır? Zifaf gününden itibaren mi, yoksa kadın onu Sultan'a (hakime) şikayet ettiği günden itibaren mi?" İbn Şihâb: "Bilakis, onu Sultan'a şikayet ettiği günden itibaren" dedi. Mâlik dedi ki: "Karısına (daha önce) temas etmiş, sonra ona yaklaşamaz olmuş kimseye gelince; onun için bir süre belirleneceğini ve aralarının ayrılacağını işitmedim."