1247. Hadis
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ إِسْحَاقَ بْنِ كَعْبِ بْنِ عُجْرَةَ، عَنْ عَمَّتِهِ، زَيْنَبَ بِنْتِ كَعْبِ بْنِ عُجْرَةَ أَنَّ الْفُرَيْعَةَ بِنْتَ مَالِكِ بْنِ سِنَانٍ، - وَهِيَ أُخْتُ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ - أَخْبَرَتْهَا أَنَّهَا، جَاءَتْ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تَسْأَلُهُ أَنْ تَرْجِعَ إِلَى أَهْلِهَا فِي بَنِي خُدْرَةَ فَإِنَّ زَوْجَهَا خَرَجَ فِي طَلَبِ أَعْبُدٍ لَهُ أَبَقُوا حَتَّى إِذَا كَانُوا بِطَرَفِ الْقَدُومِ لَحِقَهُمْ فَقَتَلُوهُ . قَالَتْ فَسَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ أَرْجِعَ إِلَى أَهْلِي فِي بَنِي خُدْرَةَ فَإِنَّ زَوْجِي لَمْ يَتْرُكْنِي فِي مَسْكَنٍ يَمْلِكُهُ وَلاَ نَفَقَةَ . قَالَتْ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " نَعَمْ " . قَالَتْ فَانْصَرَفْتُ حَتَّى إِذَا كُنْتُ فِي الْحُجْرَةِ نَادَانِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَوْ أَمَرَ بِي فَنُودِيتُ لَهُ فَقَالَ " كَيْفَ قُلْتِ " . فَرَدَّدْتُ عَلَيْهِ الْقِصَّةَ الَّتِي ذَكَرْتُ لَهُ مِنْ شَأْنِ زَوْجِي فَقَالَ " امْكُثِي فِي بَيْتِكِ حَتَّى يَبْلُغَ الْكِتَابُ أَجَلَهُ " . قَالَتْ فَاعْتَدَدْتُ فِيهِ أَرْبَعَةَ أَشْهُرٍ وَعَشْرًا - قَالَتْ - فَلَمَّا كَانَ عُثْمَانُ بْنُ عَفَّانَ أَرْسَلَ إِلَىَّ فَسَأَلَنِي عَنْ ذَلِكَ فَأَخْبَرْتُهُ فَاتَّبَعَهُ وَقَضَى بِهِ .
Bana Yahya, Mâlik'ten; o Saîd b. İshak b. Ka'b b. Ucre'den; o halası Zeyneb binti Ka'b b. Ucre'den; o da Ebu Saîd el-Hudrî'nin kız kardeşi Fürey'a binti Mâlik b. Sinan'dan anlattı: Fürey'a, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e gelip Benî Hudre yurdundaki ailesinin yanına dönmek için izin istedi. Çünkü kocası, kaçan kölelerini aramak için çıkmış, Taraf'ul-Kadûm denilen yere vardıklarında köleler ona yetişip onu öldürmüşlerdi. Fürey'a dedi ki: "Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den Benî Hudre yurdundaki ailemin yanına dönmeyi istedim. Çünkü kocam beni mülkiyeti kendisine ait bir evde ve bir nafaka bırakarak terk etmedi." Resulullah: "Peki" buyurdu. Ben çıktım, odaya vardığımda Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem bana seslendi -veya seslenilmesini emretti-. Buyurdu ki: "Nasıl demiştin?" Ben de kocamla ilgili durumu ve ona anlattığım hikayeyi tekrar ettim. Bunun üzerine şöyle buyurdu: "Kitap (hüküm) eceline ulaşıncaya (iddet bitinceye) kadar evinde kal." Fürey'a dedi ki: "Bunun üzerine orada dört ay on gün iddet bekledim. Osman b. Affan bana haber gönderip bu konuyu sordu. Ben de ona anlattım. O da buna uydu ve bununla hükmetti."