187. Hadis
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ الْعَلاَءِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَعْقُوبَ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا السَّائِبِ، مَوْلَى هِشَامِ بْنِ زُهْرَةَ يَقُولُ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " مَنْ صَلَّى صَلاَةً لَمْ يَقْرَأْ فِيهَا بِأُمِّ الْقُرْآنِ فَهِيَ خِدَاجٌ هِيَ خِدَاجٌ هِيَ خِدَاجٌ غَيْرُ تَمَامٍ " . قَالَ فَقُلْتُ يَا أَبَا هُرَيْرَةَ إِنِّي أَحْيَانًا أَكُونُ وَرَاءَ الإِمَامِ قَالَ فَغَمَزَ ذِرَاعِي ثُمَّ قَالَ اقْرَأْ بِهَا فِي نَفْسِكَ يَا فَارِسِيُّ فَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " قَالَ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى قَسَمْتُ الصَّلاَةَ بَيْنِي وَبَيْنَ عَبْدِي نِصْفَيْنِ فَنِصْفُهَا لِي وَنِصْفُهَا لِعَبْدِي وَلِعَبْدِي مَا سَأَلَ " . قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " اقْرَءُوا يَقُولُ الْعَبْدُ {الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ} يَقُولُ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى حَمِدَنِي عَبْدِي وَيَقُولُ الْعَبْدُ {الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ} يَقُولُ اللَّهُ أَثْنَى عَلَىَّ عَبْدِي وَيَقُولُ الْعَبْدُ {مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ} يَقُولُ اللَّهُ مَجَّدَنِي عَبْدِي يَقُولُ الْعَبْدُ {إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ} فَهَذِهِ الآيَةُ بَيْنِي وَبَيْنَ عَبْدِي وَلِعَبْدِي مَا سَأَلَ يَقُولُ الْعَبْدُ {اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلاَ الضَّالِّينَ } فَهَؤُلاَءِ لِعَبْدِي وَلِعَبْدِي مَا سَأَلَ " .
Bana Yahya anlattı; Mâlik'ten; Alâ b. Abdurrahman b. Yakub'dan; onun Hişâm b. Zühre'nin azatlısı Ebû Sâib'i şöyle derken işittiğini: Ebû Hureyre'yi şöyle derken işittim: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işittim: “Kim bir namaz kılar da onda Ümmü'l-Kur'an'ı (Fatiha'yı) okumazsa, o hudâcdır (eksiktir), o hudâcdır, o hudâcdır; tamamlanmamıştır.” (Ebû Sâib) Dedi ki: Ben, “Ey Ebû Hureyre! Ben bazen imamın arkasında oluyorum” dedim. O da kolumu sıktı ve şöyle dedi: “Ey Fârisî! Onu içinden oku. Çünkü ben Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işittim: Allah Teâlâ buyurdu ki: Namazı (Fatiha'yı) kendi aramla kulum arasında iki yarıya böldüm. Yarısı benimdir, yarısı kulumundur. Kulumun istediği onundur. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: (Onu) Okuyun! Kul { الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ } “Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur” dediğinde, Allah Teâlâ: 'Kulum bana hamd etti' buyurur. Kul { الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ } “O Rahmân ve Rahîm'dir” dediğinde, Allah: 'Kulum beni övdü' buyurur. Kul { مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ } “Din (hesap) gününün sahibidir” dediğinde, Allah: 'Kulum beni yüceltti' buyurur. Kul { إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ } “Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz” dediğinde, (Allah): 'İşte bu ayet benimle kulum arasındadır. Kulumun istediği onundur' buyurur. Kul { اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلاَ الضَّالِّينَ } “Bizi dosdoğru yola ilet; kendilerine nimet verdiklerinin yoluna, gazaba uğrayanların ve sapıtanların yoluna değil” dediğinde, (Allah): 'İşte bunlar kulumundur ve kulumun istediği onundur' buyurur.”