214. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَفِيفِ بْنِ عَمْرٍو السَّهْمِيِّ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، أَنَّهُ قَالَ سَأَلْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ وَكَعْبَ الأَحْبَارِ عَنِ الَّذِي، يَشُكُّ فِي صَلاَتِهِ فَلاَ يَدْرِي كَمْ صَلَّى أَثَلاَثًا أَمْ أَرْبَعًا فَكِلاَهُمَا قَالَ لِيُصَلِّي رَكْعَةً أُخْرَى ثُمَّ لِيَسْجُدْ سَجْدَتَيْنِ وَهُوَ جَالِسٌ .
Ve bana Mâlik'ten anlattı; Afîf b. Amr es-Sehmî'den; Atâ b. Yesâr'dan; onun şöyle dediğini: “Abdullah b. Amr b. Âs ve Ka'b el-Ahbâr'a, namazında şüpheye düşüp üç mü yoksa dört mü kıldığını bilemeyen kimse hakkında sordum. Her ikisi de: 'Bir rekat daha kılsın, sonra otururken iki secde yapsın' dediler.”