1350. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ سَأَلَ ابْنَ شِهَابٍ عَنْ بَيْعٍ الْحَيَوَانِ، اثْنَيْنِ بِوَاحِدٍ إِلَى أَجَلٍ فَقَالَ لاَ بَأْسَ بِذَلِكَ . قَالَ مَالِكٌ الأَمْرُ الْمُجْتَمَعُ عَلَيْهِ عِنْدَنَا أَنَّهُ لاَ بَأْسَ بِالْجَمَلِ بِالْجَمَلِ مِثْلِهِ وَزِيَادَةِ دَرَاهِمَ يَدًا بِيَدٍ وَلاَ بَأْسَ بِالْجَمَلِ بِالْجَمَلِ مِثْلِهِ وَزِيَادَةِ دَرَاهِمَ الْجَمَلُ بِالْجَمَلِ يَدًا بِيَدٍ وَالدَّرَاهِمُ إِلَى أَجَلٍ . قَالَ وَلاَ خَيْرَ فِي الْجَمَلِ بِالْجَمَلِ مِثْلِهِ وَزِيَادَةِ دَرَاهِمَ الدَّرَاهِمُ نَقْدًا وَالْجَمَلُ إِلَى أَجَلٍ وَإِنْ أَخَّرْتَ الْجَمَلَ وَالدَّرَاهِمَ لاَ خَيْرَ فِي ذَلِكَ أَيْضًا . قَالَ مَالِكٌ وَلاَ بَأْسَ أَنْ يَبْتَاعَ الْبَعِيرَ النَّجِيبَ بِالْبَعِيرَيْنِ أَوْ بِالأَبْعِرَةِ مِنَ الْحَمُولَةِ مِنْ مَاشِيَةِ الإِبِلِ وَإِنْ كَانَتْ مِنْ نَعَمٍ وَاحِدَةٍ فَلاَ بَأْسَ أَنْ يُشْتَرَى مِنْهَا اثْنَانِ بِوَاحِدٍ إِلَى أَجَلٍ إِذَا اخْتَلَفَتْ فَبَانَ اخْتِلاَفُهَا وَإِنْ أَشْبَهَ بَعْضُهَا بَعْضًا وَاخْتَلَفَتْ أَجْنَاسُهَا أَوْ لَمْ تَخْتَلِفْ فَلاَ يُؤْخَذُ مِنْهَا اثْنَانِ بِوَاحِدٍ إِلَى أَجَلٍ . قَالَ مَالِكٌ وَتَفْسِيرُ مَا كُرِهَ مِنْ ذَلِكَ أَنْ يُؤْخَذَ الْبَعِيرُ بِالْبَعِيرَيْنِ لَيْسَ بَيْنَهُمَا تَفَاضُلٌ فِي نَجَابَةٍ وَلاَ رِحْلَةٍ فَإِذَا كَانَ هَذَا عَلَى مَا وَصَفْتُ لَكَ فَلاَ يُشْتَرَى مِنْهُ اثْنَانِ بِوَاحِدٍ إِلَى أَجَلٍ وَلاَ بَأْسَ أَنْ تَبِيعَ مَا اشْتَرَيْتَ مِنْهَا قَبْلَ أَنْ تَسْتَوْفِيَهُ مِنْ غَيْرِ الَّذِي اشْتَرَيْتَهُ مِنْهُ إِذَا انْتَقَدْتَ ثَمَنَهُ . قَالَ مَالِكٌ وَمَنْ سَلَّفَ فِي شَىْءٍ مِنَ الْحَيَوَانِ إِلَى أَجَلٍ مُسَمًّى فَوَصَفَهُ وَحَلاَّهُ وَنَقَدَ ثَمَنَهُ فَذَلِكَ جَائِزٌ وَهُوَ لاَزِمٌ لِلْبَائِعِ وَالْمُبْتَاعِ عَلَى مَا وَصَفَا وَحَلَّيَا وَلَمْ يَزَلْ ذَلِكَ مِنْ عَمَلِ النَّاسِ الْجَائِزِ بَيْنَهُمْ وَالَّذِي لَمْ يَزَلْ عَلَيْهِ أَهْلُ الْعِلْمِ بِبَلَدِنَا .
Bana Mâlik'ten (anlattı)ğına göre; o İbn Şihâb'a, hayvanların vadeli olarak ikiye bir (oranıyla) satılmasını sormuş, o da: "Bunda bir sakınca yoktur" demiştir. İmam Mâlik dedi ki: Bize göre üzerinde ittifak edilen görüş şudur: Bir devenin, misli (benzeri) bir deve ve bir miktar dirhem (para) karşılığında elden ele (peşin) satılmasında bir sakınca yoktur. Bir devenin, misli bir deve ve bir miktar dirhem karşılığında; deve elden ele (peşin), dirhemler ise vadeli olmak üzere satılmasında da bir sakınca yoktur. Ancak bir devenin, misli bir deve ve bir miktar dirhem karşılığında; dirhemler peşin, deve ise vadeli olursa, bunda hayır yoktur (bu caiz değildir). Eğer hem deveyi hem de dirhemleri vadeli yaparsan, bunda da hayır yoktur. İmam Mâlik dedi ki: Necîb (soylu/binek) bir devenin, yük taşıyan (hamûle) iki veya daha fazla deve karşılığında satın alınmasında bir sakınca yoktur. Bunlar aynı sürüden olsalar bile, aralarındaki (nitelik) farkı açıkça belliyse, vadeli olarak ikiye bir oranda satılmasında sakınca yoktur. Ancak birbirlerine benziyorlarsa, cinsleri farklı olsa da olmasa da, vadeli olarak ikiye bir oranda alınmazlar. Mâlik dedi ki: Bunun mekruh olmasının (sebebinin) açıklaması şudur: (Aralarında) soyluluk veya yük taşıma (gücü) bakımından bir üstünlük bulunmayan bir deve, iki deve karşılığında alınırsa (bu faiz olur). Eğer durum sana anlattığım gibiyse (nitelikleri aynıysa), vadeli olarak ikiye bir oranda satın alınmaz. Satın aldığın hayvanları (henüz) teslim almadan, (satın aldığın kişiden) başkasına satmanda -eğer parasını peşin ödemişsen- bir sakınca yoktur. İmam Mâlik dedi ki: Kim bir hayvan için belli bir vadeye kadar peşin ödeme (selef) yapar, onu (niteliklerini) tarif eder ve bedelini peşin öderse bu caizdir. Bu satış, tarif ettikleri nitelikler üzerinden alıcı ve satıcı için bağlayıcıdır. İnsanların aralarında geçerli olan ve beldemizdeki ilim ehlinin üzerinde olduğu uygulama hep böyledir.