Giyim Kitabı

Malik b. Enes · Muvatta Malik (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1651. Hadis

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الأَنْصَارِيِّ، أَنَّهُ قَالَ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي غَزْوَةِ بَنِي أَنْمَارٍ ‏.‏ قَالَ جَابِرٌ فَبَيْنَا أَنَا نَازِلٌ تَحْتَ شَجَرَةٍ إِذَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَلُمَّ إِلَى الظِّلِّ ‏.‏ قَالَ فَنَزَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُمْتُ إِلَى غِرَارَةٍ لَنَا فَالْتَمَسْتُ فِيهَا شَيْئًا فَوَجَدْتُ فِيهَا جِرْوَ قِثَّاءٍ فَكَسَرْتُهُ ثُمَّ قَرَّبْتُهُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ مِنْ أَيْنَ لَكُمْ هَذَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَقُلْتُ خَرَجْنَا بِهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ مِنَ الْمَدِينَةِ ‏.‏ قَالَ جَابِرٌ وَعِنْدَنَا صَاحِبٌ لَنَا نُجَهِّزُهُ يَذْهَبُ يَرْعَى ظَهْرَنَا - قَالَ - فَجَهَّزْتُهُ ثُمَّ أَدْبَرَ يَذْهَبُ فِي الظَّهْرِ وَعَلَيْهِ بُرْدَانِ لَهُ قَدْ خَلَقَا - قَالَ - فَنَظَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَيْهِ فَقَالَ ‏"‏ أَمَا لَهُ ثَوْبَانِ غَيْرُ هَذَيْنِ ‏"‏ ‏.‏ فَقُلْتُ بَلَى يَا رَسُولَ اللَّهِ لَهُ ثَوْبَانِ فِي الْعَيْبَةِ كَسَوْتُهُ إِيَّاهُمَا ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَادْعُهُ فَمُرْهُ فَلْيَلْبَسْهُمَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَدَعَوْتُهُ فَلَبِسَهُمَا ثُمَّ وَلَّى يَذْهَبُ ‏.‏ قَالَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَا لَهُ ضَرَبَ اللَّهُ عُنُقَهُ أَلَيْسَ هَذَا خَيْرًا لَهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَسَمِعَهُ الرَّجُلُ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَقُتِلَ الرَّجُلُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ‏.‏

Ve bana Mâlik'ten; Zeyd b. Eslem'den; Câbir b. Abdullah el-Ensârî'den anlattı ki; o şöyle dedi: “Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte Benî Enmâr gazvesine çıktık. Câbir dedi ki: Ben bir ağacın altında konaklamışken Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem (çıkageldi). Dedim ki: ‘Ey Allah’ın Rasûlü! Gölgeye buyurun.’ Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem (bineğinden) indi. Ben de çuvalımıza doğru kalktım, içinde bir şey aradım ve küçük bir acur buldum. Onu kırdım, sonra Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e sundum. ‘Bu size nereden geldi?’ buyurdu. Dedim ki: ‘Ey Allah’ın Rasûlü! Medine’den çıkarken yanımıza almıştık.’ Câbir dedi ki: Yanımızda, bineklerimizi gütmeye gitmesi için hazırladığımız bir arkadaşımız vardı. Ben onu hazırladım, sonra (o) bineklerin yanına gitmek üzere arkasını döndü. Üzerinde eskimiş iki örtüsü vardı. Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ona baktı ve: ‘Onun bu ikisinden başka elbisesi yok mu?’ buyurdu. Dedim ki: ‘Evet ey Allah’ın Rasûlü! Heybede (çantada) ona verdiğim iki elbisesi daha var.’ Buyurdu ki: ‘Onu çağır ve emret, onları giysin.’ Onu çağırdım, onları giydi, sonra gitmek üzere arkasını döndü. Bunun üzerine Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: ‘Ona ne oluyor? Allah boynunu vursun! Bu onun için daha hayırlı değil mi?’ buyurdu. Adam bunu işitti ve: ‘Ey Allah’ın Rasûlü! Allah yolunda mı (vursun)?’ dedi. Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: ‘(Evet) Allah yolunda.’ buyurdu. Câbir dedi ki: O adam (daha sonra) Allah yolunda öldürüldü (şehit oldu).”