1755. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ كَانَ إِذَا وَجَدَ أَحَدًا مِنْ أَهْلِهِ يَلْعَبُ بِالنَّرْدِ ضَرَبَهُ وَكَسَرَهَا . قَالَ يَحْيَى وَسَمِعْتُ مَالِكًا يَقُولُ لاَ خَيْرَ فِي الشَّطْرَنْجِ . وَكَرِهَهَا وَسَمِعْتُهُ يَكْرَهُ اللَّعِبَ بِهَا وَبِغَيْرِهَا مِنَ الْبَاطِلِ وَيَتْلُو هَذِهِ الآيَةَ {فَمَاذَا بَعْدَ الْحَقِّ إِلاَّ الضَّلاَلُ }.
Ve bana Mâlik'ten; Nafi'den; Abdullah b. Ömer'den anlattı ki; o, ailesinden birini tavla oynarken bulursa, onu döver ve (tavlayı) kırardı. Yahya dedi ki: Mâlik'in şöyle dediğini işittim: “Satrançta hiçbir hayır yoktur.” Ve onu mekruh görürdü. (Yine) onun satrançla ve diğer batıl şeylerle oynamayı mekruh gördüğünü ve şu ayeti okuduğunu işittim: “{Haktan sonra sapıklıktan başka ne vardır?}” (Yunus, 32).