1837. Hadis
حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَائِشَةَ أُمِّ الْمُؤْمِنِينَ، أَنَّ أَزْوَاجَ النَّبِيِّ، صلى الله عليه وسلم حِينَ تُوُفِّيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَرَدْنَ أَنْ يَبْعَثْنَ عُثْمَانَ بْنَ عَفَّانَ إِلَى أَبِي بَكْرٍ الصِّدِّيقِ فَيَسْأَلْنَهُ مِيرَاثَهُنَّ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ لَهُنَّ عَائِشَةُ أَلَيْسَ قَدْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ نُورَثُ مَا تَرَكْنَا فَهُوَ صَدَقَةٌ " .
Bana Mâlik'ten; İbn Şihâb'dan; o Urve b. ez-Zübeyr'den; o da Müminlerin annesi Âişe'den anlattı ki; Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem vefat ettiği zaman Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in eşleri, Osman b. Affân'ı Ebû Bekir es-Sıddîk'a gönderip Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'den miraslarını istemeyi arzu ettiler. Bunun üzerine Âişe onlara şöyle dedi: Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: “Bize mirasçı olunmaz; bıraktığımız sadakadır” buyurmamış mıydı?