398. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نُعَيْمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْمُجْمِرِ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ زَيْدٍ، أَنَّهُ أَخْبَرَهُ عَنْ أَبِي مَسْعُودٍ الأَنْصَارِيِّ، أَنَّهُ قَالَ أَتَانَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي مَجْلِسِ سَعْدِ بْنِ عُبَادَةَ فَقَالَ لَهُ بَشِيرُ بْنُ سَعْدٍ أَمَرَنَا اللَّهُ أَنْ نُصَلِّيَ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَكَيْفَ نُصَلِّي عَلَيْكَ قَالَ فَسَكَتَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى تَمَنَّيْنَا أَنَّهُ لَمْ يَسْأَلْهُ ثُمَّ قَالَ " قُولُوا اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَبَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ فِي الْعَالَمِينَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ وَالسَّلاَمُ كَمَا قَدْ عَلِمْتُمْ " .
Bana Mâlik'ten anlattı; Nuaym b. Abdullah el-Mücmir'den; Muhammed b. Abdullah b. Zeyd'den; ona Ebû Mes'ûd el-Ensarî'den haber verdiğine göre; dedi ki: “Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, Sa'd b. Ubâde'nin meclisinde yanımıza geldi. Beşîr b. Sa'd ona dedi ki: 'Allah bize sana salât etmemizi emretti ey Allah'ın Resûlü! Sana nasıl salât edelim?' Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem sustu; öyle ki keşke ona sormasaydı diye temenni ettik. Sonra şöyle buyurdu: 'Deyin ki: Allah'ım! İbrahim'e salât ettiğin gibi Muhammed'e ve Muhammed'in âline de salât et. Alemlerde İbrahim'in âline bereket verdiğin gibi Muhammed'e ve Muhammed'in âline de bereket ver. Şüphesiz sen Hamîd'sin (övülmeye layıksın), Mecîd'sin (şanın yücedir). Selâm ise bildiğiniz gibidir.'”