890. Hadis
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، قَالَ حَدَّثَنِي سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ، قَالَ قَالَ هِشَامُ بْنُ عُرْوَةَ أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ دَخَلَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ أَبِي بَكْرٍ، وَمَعَهُ سِوَاكٌ يَسْتَنُّ بِهِ، فَنَظَرَ إِلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ لَهُ أَعْطِنِي هَذَا السِّوَاكَ يَا عَبْدَ الرَّحْمَنِ. فَأَعْطَانِيهِ فَقَصَمْتُهُ ثُمَّ مَضَغْتُهُ، فَأَعْطَيْتُهُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَاسْتَنَّ بِهِ وَهْوَ مُسْتَسْنِدٌ إِلَى صَدْرِي.
İsmail bize tahdis etti, dedi ki: Süleyman b. Bilâl bana tahdis etti, dedi ki: Hişâm b. Urve dedi ki: Babam bana haber verdi; Âişe’den (r.anha) [naklen] ki, şöyle dedi: Abdurrahman b. Ebî Bekir [yanımıza] girdi; yanında temizlendiği bir misvak vardı. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ona [misvaka] baktı. Ben ona [Abdurrahman’a]: “O misvakı bana ver ey Abdurrahman” dedim. Onu bana verdi. Ben de onu [ucunu] kırdım, sonra çiğnedim [yumuşattım] ve onu Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e verdim. O göğsüme yaslanmış olduğu halde onunla dişlerini temizledi.