958. Hadis
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُوسَى، قَالَ أَخْبَرَنَا هِشَامٌ، أَنَّ ابْنَ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَهُمْ قَالَ أَخْبَرَنِي عَطَاءٌ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ سَمِعْتُهُ يَقُولُ إِنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم خَرَجَ يَوْمَ الْفِطْرِ، فَبَدَأَ بِالصَّلاَةِ قَبْلَ الْخُطْبَةِ. قَالَ وَأَخْبَرَنِي عَطَاءٌ، أَنَّ ابْنَ عَبَّاسٍ، أَرْسَلَ إِلَى ابْنِ الزُّبَيْرِ فِي أَوَّلِ مَا بُويِعَ لَهُ إِنَّهُ لَمْ يَكُنْ يُؤَذَّنُ بِالصَّلاَةِ يَوْمَ الْفِطْرِ، إِنَّمَا الْخُطْبَةُ بَعْدَ الصَّلاَةِ. وَأَخْبَرَنِي عَطَاءٌ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، وَعَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالاَ لَمْ يَكُنْ يُؤَذَّنُ يَوْمَ الْفِطْرِ وَلاَ يَوْمَ الأَضْحَى. وَعَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ سَمِعْتُهُ يَقُولُ إِنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَامَ فَبَدَأَ بِالصَّلاَةِ، ثُمَّ خَطَبَ النَّاسَ بَعْدُ، فَلَّمَا فَرَغَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَزَلَ فَأَتَى النِّسَاءَ، فَذَكَّرَهُنَّ وَهْوَ يَتَوَكَّأُ عَلَى يَدِ بِلاَلٍ، وَبِلاَلٌ بَاسِطٌ ثَوْبَهُ، يُلْقِي فِيهِ النِّسَاءُ صَدَقَةً. قُلْتُ لِعَطَاءٍ أَتَرَى حَقًّا عَلَى الإِمَامِ الآنَ أَنْ يَأْتِيَ النِّسَاءَ فَيُذَكِّرَهُنَّ حِينَ يَفْرُغُ قَالَ إِنَّ ذَلِكَ لَحَقٌّ عَلَيْهِمْ، وَمَا لَهُمْ أَنْ لاَ يَفْعَلُوا
İbrahim b. Musa bize tahdis etti, dedi ki: Hişâm bize haber verdi ki; İbn Cüreyc onlara haber vermiş, demiş ki: Atâ bana haber verdi; Câbir b. Abdullah’tan, (Câbir) dedi ki; (Nebi’yi) şöyle derken işittim: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem Ramazan Bayramı günü [namazgâha] çıktı ve hutbeden önce namazla başladı. [İbn Cüreyc] dedi ki: Ve Atâ bana haber verdi ki; İbn Abbas, İbnü’z-Zübeyr’e —ona biat edildiği ilk zamanlarda— [şöyle haber] gönderdi: “Ramazan Bayramı günü namaz için ezan okunmazdı. Hutbe ancak namazdan sonradır.” [İbn Cüreyc dedi ki]: Ve Atâ bana haber verdi; İbn Abbas’tan ve Câbir b. Abdullah’tan [naklen], ikisi dediler ki: “Ramazan Bayramı gününde de Kurban Bayramı gününde de ezan okunmazdı.” Câbir b. Abdullah’tan [naklen, Atâ] dedi ki; onu şöyle derken işittim: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem kalktı ve namazla başladı. Sonrasında insanlara hutbe verdi. Allah’ın Nebisi sallallâhu aleyhi ve sellem [hutbeyi] bitirince aşağı indi ve kadınların yanına geldi. Bilâl’in eline dayanarak onlara nasihat etti [hatırlatmada bulundu]. Bilâl elbisesini [eteğini] yaymıştı; kadınlar sadakayı onun içine atıyorlardı. Atâ’ya: “Şimdiki zamanda İmamın [hutbeyi] bitirince kadınların yanına gelip onlara nasihat etmesini [hala] bir hak [görev] olarak görüyor musun?” dedim. [Atâ]: “Şüphesiz bu onların üzerine bir haktır/görevdir; onlara ne oluyor da [bunu] yapmıyorlar?” dedi.