974. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الْوَهَّابِ، قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أُمِّ عَطِيَّةَ، قَالَتْ أُمِرْنَا أَنْ نُخْرِجَ، الْعَوَاتِقَ وَذَوَاتِ الْخُدُورِ. وَعَنْ أَيُّوبَ عَنْ حَفْصَةَ بِنَحْوِهِ. وَزَادَ فِي حَدِيثِ حَفْصَةَ قَالَ أَوْ قَالَتِ الْعَوَاتِقَ وَذَوَاتِ الْخُدُورِ، وَيَعْتَزِلْنَ الْحُيَّضُ الْمُصَلَّى.
Abdullah b. Abdülvehhâb bize tahdis etti, dedi ki: Hammad bize tahdis etti; Eyyûb’dan, o Muhammed’den, o Ümmü Atiyye’den [naklen] dedi ki: Bize; büluğa ermiş kızları [avâtik] ve perde arkasındaki [bakire] kadınları [zevâtu’l-hudûr] çıkarmamız emrolundu. —Eyyûb, Hafsa’dan [bunun] bir benzerini [rivayet etti].— Hafsa’nın hadisinde şunu ekledi: [Ravi] dedi ki —veya [Hafsa] dedi ki—: Büluğa ermiş kızları ve perde arkasındaki [bakire] kadınları [çıkarırdık]. Hayız gören [kadın]lar ise musalladan [namaz kılınan alandan] uzak dururlardı.