1246. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو مَعْمَرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ هِلاَلٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " أَخَذَ الرَّايَةَ زَيْدٌ فَأُصِيبَ، ثُمَّ أَخَذَهَا جَعْفَرٌ فَأُصِيبَ، ثُمَّ أَخَذَهَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ رَوَاحَةَ فَأُصِيبَ ـ وَإِنَّ عَيْنَىْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَتَذْرِفَانِ ـ ثُمَّ أَخَذَهَا خَالِدُ بْنُ الْوَلِيدِ مِنْ غَيْرِ إِمْرَةٍ فَفُتِحَ لَهُ "
Ebû Ma’mer bize tahdis etti, Abdülvâris bize tahdis etti, Eyyûb bize tahdis etti; Humeyd b. Hilâl’den, o da Enes b. Mâlik radıyallâhu anh’dan [naklen] [o şöyle] dedi: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sancağı Zeyd [b. Hârise] aldı ve [şehit düşerek] isabet aldı (isabe). Sonra sancağı Cafer [b. Ebî Tâlib] aldı, o da isabet aldı. Daha sonra sancağı Abdullah b. Ravâha aldı, o da isabet aldı —bu sırada Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in gözlerinden yaşlar boşanıyordu (tezrif)—. En sonunda sancağı, [Nebi’nin daha önceden tayin ettiği] bir kumandanlığı (imâre) olmadığı halde Halid b. el-Velid aldı ve ona fetih nasip edildi.”