1330. Hadis
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، عَنْ شَيْبَانَ، عَنْ هِلاَلٍ ـ هُوَ الْوَزَّانُ ـ عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ فِي مَرَضِهِ الَّذِي مَاتَ فِيهِ " لَعَنَ اللَّهُ الْيَهُودَ وَالنَّصَارَى، اتَّخَذُوا قُبُورَ أَنْبِيَائِهِمْ مَسْجِدًا ". قَالَتْ وَلَوْلاَ ذَلِكَ لأَبْرَزُوا قَبْرَهُ غَيْرَ أَنِّي أَخْشَى أَنْ يُتَّخَذَ مَسْجِدًا.
Ubeydullah b. Mûsâ bize tahdis etti; Şeybân’dan, o Hilâl’den —ki o el-Vezzân’dır—, o Urve’den, o da Âişe radıyallâhu anhâ’dan [naklen]: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem vefat ettiği hastalığı [esnasında] şöyle buyurdu: “Allah Yahudilere ve Hristiyanlara lanet etsin; onlar peygamberlerinin kabirlerini mescit edindiler.” Âişe [devamla] şöyle dedi: “Eğer bu [uyarı] olmasaydı onun (Nebi’nin) kabri açıkta [herkesin göreceği bir yerde] olurdu. Lakin ben onun [insanlar tarafından] mescit edinilmesinden korkuyorum.”