1403. Hadis
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا هَاشِمُ بْنُ الْقَاسِمِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ السَّمَّانِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ آتَاهُ اللَّهُ مَالاً، فَلَمْ يُؤَدِّ زَكَاتَهُ مُثِّلَ لَهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ شُجَاعًا أَقْرَعَ، لَهُ زَبِيبَتَانِ، يُطَوَّقُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ، ثُمَّ يَأْخُذُ بِلِهْزِمَتَيْهِ ـ يَعْنِي شِدْقَيْهِ ـ ثُمَّ يَقُولُ أَنَا مَالُكَ، أَنَا كَنْزُكَ " ثُمَّ تَلاَ {لاَ يَحْسِبَنَّ الَّذِينَ يَبْخَلُونَ} الآيَةَ.
Alî b. Abdullah bize tahdis etti, Hâşim b. el-Kāsım bize tahdis etti, Abdurrahman b. Abdullah b. Dînâr bize tahdis etti; babasından, o Ebû Sâlih es-Semmân’dan, o da Ebû Hüreyre radıyallâhu anh’dan [naklen]; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Allah kime mal verir de o malının zekâtını vermezse, kıyamet günü o malı onun için [zehrinden dolayı] başı kel (şucâ’an akra’), [iki dudağının kenarında] iki siyah noktası (zebîbeteyn) olan [dehşetli bir yılan] suretine sokulur. [Bu yılan] kıyamet günü onun boynuna dolanır (yutavvakuhu). Sonra onun iki avurdunu (lehzimeteyn) —yani ağzının kenarlarını (şidkayn)— [dişleriyle] yakalar ve: ‘Ben senin [eskiden biriktirdiğin] malınım, ben senin hazinenim!’ der.” Sonra [Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şu] ayeti okudu: { لاَ يَحْسِبَنَّ الَّذِينَ يَبْخَلُونَ } “Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar...” (Âl-i İmrân, 3:180).