1498. Hadis
وَقَالَ اللَّيْثُ حَدَّثَنِي جَعْفَرُ بْنُ رَبِيعَةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ هُرْمُزَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم " أَنَّ رَجُلاً مِنْ بَنِي إِسْرَائِيلَ سَأَلَ بَعْضَ بَنِي إِسْرَائِيلَ بِأَنْ يُسْلِفَهُ أَلْفَ دِينَارٍ، فَدَفَعَهَا إِلَيْهِ، فَخَرَجَ فِي الْبَحْرِ، فَلَمْ يَجِدْ مَرْكَبًا، فَأَخَذَ خَشَبَةً فَنَقَرَهَا فَأَدْخَلَ فِيهَا أَلْفَ دِينَارٍ، فَرَمَى بِهَا فِي الْبَحْرِ، فَخَرَجَ الرَّجُلُ الَّذِي كَانَ أَسْلَفَهُ، فَإِذَا بِالْخَشَبَةِ فَأَخَذَهَا لأَهْلِهِ حَطَبًا ـ فَذَكَرَ الْحَدِيثَ ـ فَلَمَّا نَشَرَهَا وَجَدَ الْمَالَ ".
Leys [şöyle] dedi: Cafer b. Rabîa bana tahdis etti; Abdurrahman b. Hürmüz’den, o Ebû Hüreyre radıyallâhu anh’dan, o da Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den [naklen şöyle] anlattı: İsrailoğulları’ndan bir adam, İsrailoğulları’nın bazısından (bir diğerinden) kendisine bin dinar borç vermesini istedi. O da parayı ona verdi. [Borç alan adam ödeme günü gelince] denize (sahile) gitti (çıktı), fakat bir gemi bulamadı. Bunun üzerine bir odun parçası aldı, içini oydu ve oraya bin dinarı koydu. Sonra onu denize attı. [Diğer tarafta] daha önce kendisine borç vermiş olan adam [sahile] çıktı. [Kıyıya vuran] o odun parçasını ailesine yakacak odun yapmak için aldı. —Ravi hadisin tamamını zikretti.— Odunu yarınca (neșredince) parayı buldu.