1599. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّهُ كَانَ إِذَا دَخَلَ الْكَعْبَةَ مَشَى قِبَلَ الْوَجْهِ حِينَ يَدْخُلُ، وَيَجْعَلُ الْبَابَ قِبَلَ الظَّهْرِ، يَمْشِي حَتَّى يَكُونَ بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْجِدَارِ الَّذِي قِبَلَ وَجْهِهِ قَرِيبًا مِنْ ثَلاَثِ أَذْرُعٍ، فَيُصَلِّي يَتَوَخَّى الْمَكَانَ الَّذِي أَخْبَرَهُ بِلاَلٌ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلَّى فِيهِ، وَلَيْسَ عَلَى أَحَدٍ بَأْسٌ أَنْ يُصَلِّيَ فِي أَىِّ نَوَاحِي الْبَيْتِ شَاءَ.
Ahmed b. Muhammed bize tahdis etti, Abdullah bize haber verdi, Mûsâ b. Ukbe bize haber verdi; Nâfi’den, o İbn Ömer’den radıyallâhu anhumâ [naklen]; o, Kabe’ye girdiği zaman, girdiği anda yüzünün (döndüğü) istikamette dümdüz yürürdü. Kapıyı arkasına (sırtına) alırdı. Kendisiyle önündeki duvar arasında üç arşın kadar (mesafe) kalıncaya dek yürürdü. Sonra (orada) namaz kılardı; (böylece) Bilâl’in kendisine Resûlullah’ın sallallâhu aleyhi ve sellem namaz kıldığını haber verdiği yeri arardı (o noktaya isabet ettirmeye çalışırdı). (Bununla birlikte) kişinin Beyt’in dilediği bir tarafında namaz kılmasında herhangi bir beis yoktur.