1628. Hadis
حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عُمَرَ الْبَصْرِيُّ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، عَنْ حَبِيبٍ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ أَنَّ نَاسًا، طَافُوا بِالْبَيْتِ بَعْدَ صَلاَةِ الصُّبْحِ، ثُمَّ قَعَدُوا إِلَى الْمُذَكِّرِ، حَتَّى إِذَا طَلَعَتِ الشَّمْسُ قَامُوا يُصَلُّونَ فَقَالَتْ عَائِشَةُ ـ رضى الله عنها ـ قَعَدُوا حَتَّى إِذَا كَانَتِ السَّاعَةُ الَّتِي تُكْرَهُ فِيهَا الصَّلاَةُ قَامُوا يُصَلُّونَ.
Hasan b. Ömer el-Basrî bize tahdis etti, Yezîd b. Zürey’ bize tahdis etti; Habîb’den, o Atâ’dan, o Urve’den, o da Âişe’den radıyallâhu anhâ [naklen]; bir takım insanlar sabah namazından sonra Beyt’i tavaf ettiler. Sonra öğüt veren bir kimseyi (vaizi dinlemek üzere) oturdular. Nihayet güneş doğunca namaz kılmak için kalktılar. Bunun üzerine Âişe radıyallâhu anhâ şöyle dedi: “Oturdular, oturdular da tam namaz kılmanın mekruh olduğu saat gelince namaz kılmaya kalktılar!”