2018. Hadis
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ حَمْزَةَ، قَالَ حَدَّثَنِي ابْنُ أَبِي حَازِمٍ، وَالدَّرَاوَرْدِيُّ، عَنْ يَزِيدَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ ـ رضى الله عنه ـ. كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُجَاوِرُ فِي رَمَضَانَ الْعَشْرَ الَّتِي فِي وَسَطِ الشَّهْرِ، فَإِذَا كَانَ حِينَ يُمْسِي مِنْ عِشْرِينَ لَيْلَةً تَمْضِي، وَيَسْتَقْبِلُ إِحْدَى وَعِشْرِينَ، رَجَعَ إِلَى مَسْكَنِهِ وَرَجَعَ مَنْ كَانَ يُجَاوِرُ مَعَهُ. وَأَنَّهُ أَقَامَ فِي شَهْرٍ جَاوَرَ فِيهِ اللَّيْلَةَ الَّتِي كَانَ يَرْجِعُ فِيهَا، فَخَطَبَ النَّاسَ، فَأَمَرَهُمْ مَا شَاءَ اللَّهُ، ثُمَّ قَالَ " كُنْتُ أُجَاوِرُ هَذِهِ الْعَشْرَ، ثُمَّ قَدْ بَدَا لِي أَنْ أُجَاوِرَ هَذِهِ الْعَشْرَ الأَوَاخِرَ، فَمَنْ كَانَ اعْتَكَفَ مَعِي فَلْيَثْبُتْ فِي مُعْتَكَفِهِ، وَقَدْ أُرِيتُ هَذِهِ اللَّيْلَةَ ثُمَّ أُنْسِيتُهَا فَابْتَغُوهَا فِي الْعَشْرِ الأَوَاخِرِ وَابْتَغُوهَا فِي كُلِّ وِتْرٍ، وَقَدْ رَأَيْتُنِي أَسْجُدُ فِي مَاءٍ وَطِينٍ ". فَاسْتَهَلَّتِ السَّمَاءُ فِي تِلْكَ اللَّيْلَةِ، فَأَمْطَرَتْ، فَوَكَفَ الْمَسْجِدُ فِي مُصَلَّى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم لَيْلَةَ إِحْدَى وَعِشْرِينَ، فَبَصُرَتْ عَيْنِي رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَنَظَرْتُ إِلَيْهِ انْصَرَفَ مِنَ الصُّبْحِ، وَوَجْهُهُ مُمْتَلِئٌ طِينًا وَمَاءً.
İbrâhim b. Hamza bize tahdis etti; İbn Ebû Hâzim ve ed-Darâverdî bana tahdis ettiler; Yezîd’den, [o] Muhammed b. İbrâhim’den, [o] Ebû Seleme’den, o da Ebû Saîd el-Hudrî radıyallâhu anh’tan [naklen]; şöyle demiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Ramazan’ın ay ortasındaki on gününde mescidde kalırdı (yücâviru - i’tikâfa girerdi). Yirminci gece geçip de yirmi birinci geceye girildiğinde evine döner, onunla beraber mescidde kalanlar da dönerlerdi. (Yine böyle bir Ramazan) ayında, (normalde) döneceği o gece (mescidde) kaldı. Sonra insanlara bir hutbe okudu; Allah’ın dilediği şeyleri onlara emretti, sonra şöyle buyurdu: “Ben (aslında) şu (orta) on günde mescidde kalırdım. Lakin şimdi bana şu son on günde mescidde kalmam (gerektiği) kanaati (bedâ lî) hâsıl oldu. Öyleyse benimle birlikte i’tikâfa (i’tekafe) girmiş olan kimse i’tikâf yerinde sabit kalsın (felyesbüt). Bana bu gece (Kadir Gecesi) gösterildi fakat sonra o bana unutturuldu. Öyleyse onu son on günde ve her tekli gecede (vıtr) arayın. Ben kendimi su ve çamur içinde secde ederken gördüm.” O gece gökyüzü bulutlanıp (sonra boşaldı ve) yağmur yağdı. Yirmi birinci gece (sabahı) Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in namaz kıldığı yerde mescid(in tavanı) aktı. Gözümle Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e baktım; sabah namazından ayrıldığında yüzü çamur ve su ile dopdoluydu.”