2203. Hadis
قَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ وَقَالَ لِي إِبْرَاهِيمُ أَخْبَرَنَا هِشَامٌ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ أَبِي مُلَيْكَةَ، يُخْبِرُ عَنْ نَافِعٍ، مَوْلَى ابْنِ عُمَرَ أَنَّ أَيُّمَا، نَخْلٍ بِيعَتْ قَدْ أُبِّرَتْ لَمْ يُذْكَرِ الثَّمَرُ، فَالثَّمَرُ لِلَّذِي أَبَّرَهَا، وَكَذَلِكَ الْعَبْدُ وَالْحَرْثُ. سَمَّى لَهُ نَافِعٌ هَؤُلاَءِ الثَّلاَثَ.
Ebû Abdullah [Buhârî] şöyle dedi: İbrâhîm bana: Hişâm bize haber verdi, [o] dedi ki: İbn Cüreyc bize haber verdi [diyerek şöyle anlattı]: İbn Ebî Müleyke’nin, İbn Ömer’in azatlısı Nâfi’den [naklederek] şöyle haber verdiğini işittim: “Hangi hurma ağacı aşılandıktan sonra satılırsa ve meyvesi [satışta ayrıca] zikredilmezse; meyve, o [ağacı] aşılayan kimseye (satıcıya) aittir. Köle [ve onun malı] ile ekili arazi de böyledir.” Nâfi’ ona (İbn Ebî Müleyke’ye) bu üçünü ismen zikretmiştir.