237. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، قَالَ أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " كُلُّ كَلْمٍ يُكْلَمُهُ الْمُسْلِمُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ يَكُونُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ كَهَيْئَتِهَا إِذْ طُعِنَتْ، تَفَجَّرُ دَمًا، اللَّوْنُ لَوْنُ الدَّمِ، وَالْعَرْفُ عَرْفُ الْمِسْكِ ".
Ahmed b. Muhammed bize tahdis etti, dedi ki: Abdullah bize haber verdi, dedi ki: Ma’mer bize haber verdi; Hemmam b. Münebbih’ten, Ebu Hureyre’den [naklen]; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Allah yolunda Müslümanın aldığı her yara, kıyamet gününde vurulduğu andaki hali gibi olur; kan fışkırır. Rengi kan rengidir, kokusu ise misk kokusudur.”